Kambiyo senedine dayalı bir menfi tespit davasında, davacının senedin 'teminat senedi' olduğu ve teminat altına alınan borcun henüz doğmadığı iddiası karşısında, ispat yükü kime aittir? Mahkemenin, bu iddiayı araştırmak için taraflar arasındaki 'temel ilişkiyi (sözleşmeyi)' incelemesi, kambiyo senetlerinin 'mücerretlik (soyutluk)' ilkesine bir aykırılık teşkil eder mi? Neden?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #199180

Kambiyo senedinin teminat senedi olduğu iddiası, bir bedelsizlik iddiası türüdür. Kural olarak, bir senedin bedelsiz olduğunu ispat yükü, bunu iddia eden davacıya (borçluya) aittir. Davacı, senedi neyin teminatı olarak verdiğini ve teminat altına alınan borcun neden henüz doğmadığını veya sona erdiğini kanıtlamakla yükümlüdür. Bunu genellikle taraflar arasında imzalanmış bir sözleşme veya protokol gibi yazılı delillerle ispatlayabilir. Mahkemenin, bu iddiayı araştırmak için taraflar arasındaki temel ilişkiyi (sözleşmeyi) incelemesi, kambiyo senetlerinin 'mücerretlik' ilkesine bir aykırılık teşkil etmez. Mücerretlik ilkesi, senedin temel ilişkiden bağımsız olarak tedavül etmesini ve iyiniyetli üçüncü kişilerin korunmasını amaçlar. Ancak bu ilke, senedin ilk lehtarı ile düzenleyeni arasındaki ilişkide mutlak değildir. Senedin tarafları (lehtar ve keşideci), birbirlerine karşı temel ilişkiden kaynaklanan kişisel def'ileri (bedelsizlik, teminat, hile, hata vb.) ileri sürebilirler. Mahkemenin, bu kişisel def'ileri inceleyebilmesi için, zorunlu olarak senedin verilme nedeni olan temel ilişkiye girmesi ve onu değerlendirmesi gerekir. Bu, mücerretlik ilkesinin bir istisnası değil, ilkenin uygulama alanının doğru bir şekilde belirlenmesidir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/borclar-hukuku/kambiyo-senedinde-cek-bono-bedelsizlik-iddiasi-ile-menfi-tespit-davasi.html)