TCK m. 213'te düzenlenen 'Halk Arasında Korku ve Panik Yaratmak Amacıyla Tehdit' suçu, şikayete tabi bir suç mudur? Bu suçun soruşturulmasında 'uzlaşma' hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağını ve dava zamanaşımı süresinin ne kadar olduğunu belirtiniz. Mağduru 'halk' olan bir suçta, şikayet hakkının kime ait olacağı ve şikayetten vazgeçmenin hukuki sonucunun ne olacağı gibi teorik sorunları tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #199177

Hayır, TCK m. 213'teki suç, şikayete tabi suçlardan değildir. Kamu barışını ve güvenliğini hedef alan bir suç olduğu için, soruşturması ve kovuşturması Cumhuriyet savcılığı tarafından 're'sen' (kendiliğinden) yürütülür. Bu suç, CMK m. 253'te sayılan uzlaşmaya tabi suçlar arasında da yer almaz. Dolayısıyla uzlaşma hükümleri uygulanamaz. Bu suç için öngörülen cezanın üst sınırı 4 yıl (silahla işlenirse daha fazla) olduğu için, TCK m. 66 uyarınca olağan dava zamanaşımı süresi 'sekiz (8) yıldır'. Mağduru doğrudan doğruya 'halk' yani belirsiz bir kitle olan bu tür suçlarda, bireysel bir şikayet hakkından söz etmek zordur. Herhangi bir vatandaşın 'ihbar'da bulunması, soruşturmanın başlaması için yeterlidir. Soruşturma başladıktan sonra, ihbarda bulunan kişinin şikayetinden vazgeçmesi, kamu davasının yürütülmesine hiçbir etki etmez. Dava, kamu adına yürütülmeye devam eder ve düşmez. (Kaynak: avmehmetgenc.com/halk-arasinda-korku-ve-panik-yaratmak-amaciyla-tehdit-sucu-ve-cezasi/)