3091 sayılı Kanun'un 15. maddesi, idari yolla tecavüzü önlenen bir taşınmaza, aynı mütecaviz tarafından 'ikinci defa' tecavüz edilmesini, daha ağır cezayı gerektiren ayrı bir suç olarak düzenlemiştir. Bu suçun, TCK m. 154'teki genel 'hakkı olmayan yere tecavüz' suçundan farkı nedir ve neden daha ağır bir yaptırıma tabi tutulmuştur? Bu suçun oluşabilmesi için, ilk tecavüzün 3091 sayılı Kanun'a göre bir idari kararla önlenmiş olması şart mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #199176

3091 sayılı Kanun'un 15. maddesinde düzenlenen suç, TCK m. 154'teki genel suçun 'özel' ve 'nitelikli' bir halidir. İki suç arasındaki temel farklar şunlardır: 1) Ön Koşul: TCK m. 154'ün oluşması için daha önce bir müdahale veya karar olması gerekmezken, 3091/15. maddedeki suçun oluşabilmesi için, aynı taşınmaza daha önce yapılan bir tecavüzün, 3091 sayılı Kanun uyarınca verilmiş bir 'idari kararla önlenmiş olması' şarttır. 2) Failin Niteliği: Bu suç, ilk tecavüzü gerçekleştiren aynı mütecaviz veya onun yararına hareket eden başkaları tarafından işlenebilir. Bu suçun daha ağır bir yaptırıma (üç aydan iki yıla kadar hapis) tabi tutulmasının nedeni, failin sadece bir zilyetliği ihlal etmekle kalmayıp, aynı zamanda Devletin idari bir kararını ve otoritesini de hiçe saymasıdır. Failin eylemi, hem mülkiyet/zilyetlik hakkına hem de kamu idaresinin kararlarına karşı bir başkaldırı niteliğindedir. Bu, fiilin haksızlık içeriğini artırır ve daha ağır bir cezayı gerektirir. Evet, suçun oluşabilmesi için ilk tecavüzün mutlaka 3091 sayılı Kanun'a göre verilmiş bir vali/kaymakam kararıyla önlenmiş ve bu kararın uygulanmış olması zorunlu bir unsurdur. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/3091-sayili-kanun/)