Bir memurun, kazanılmış hak aylık derecesinin altında bir derecenin görevinde 'kendi isteğiyle' çalıştırılması, DMK m. 45'teki genel yasağa bir istisna teşkil eder mi? Bu istisnanın hukuki dayanağı nedir ve memurun bu yöndeki talebinin idareyi bağlayıcı bir niteliği var mıdır? İdarenin, memurun bu talebini kabul etme veya reddetme konusundaki takdir yetkisinin sınırlarını, 'kamu yararı' ilkesi açısından açıklayınız.
Evet, memurun kendi isteğiyle daha alt dereceli bir kadroya atanması, DMK m. 45'teki genel yasağa önemli bir istisna teşkil eder. Bu istisnanın hukuki dayanağı, 657 sayılı Kanun'un 76. maddesinin ikinci fıkrasıdır. Bu fıkra, 'Memurlar, kurumlarınca kurum ve kuruluşların muvafakatı ile kazanılmış hak dereceleriyle veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst veya aynı derecelerdeki kadrolara atanabilirler. Memurların, istekleri ile, kurumlarında kazanılmış hak derecelerinin en çok üç derece altında aynı veya başka yerlerdeki kadrolara atanmaları mümkündür' hükmünü içerir. Memurun bu yöndeki talebi, idare için bağlayıcı değildir. İdare, bu talebi kabul edip etmeme konusunda takdir yetkisine sahiptir. İdarenin bu takdir yetkisi, yine 'kamu yararı ve hizmet gerekleri' ile sınırlıdır. İdare, memurun talebini değerlendirirken, bu atamanın kurumun personel planlamasına, hizmetin verimliliğine ve genel kamu yararına uygun olup olmadığını değerlendirir. Örneğin, idare, tecrübeli ve nitelikli bir personelin daha alt bir kadroda çalışmasının hizmetin kalitesini düşüreceği veya o personelin uzmanlığına başka bir birimde daha fazla ihtiyaç duyulduğu gerekçesiyle talebi reddedebilir. Bu ret kararı, makul ve somut gerekçelere dayandığı sürece hukuka uygun kabul edilir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/devlet-memurlari-kanunu-45-madde-dmk/)