TCK m. 220'de düzenlenen suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçunun 'silahlı' olması (TCK m. 220/3), ceza hukuku açısından ne anlama gelir ve verilecek cezayı nasıl etkiler? Bir örgütün 'silahlı' kabul edilebilmesi için, tüm üyelerinin silahlı olması veya örgütün her eyleminde silah kullanması şart mıdır? 'Silah' kavramının TCK m. 6/1-f'deki tanımını ve bu tanımın örgütün nitelendirilmesindeki rolünü açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #199171

Bir suç örgütünün 'silahlı' olması, TCK m. 220/3 uyarınca, temel cezada önemli bir artırım yapılmasını gerektiren nitelikli bir haldir. Silahlı örgüt kuran, yöneten veya üye olan kişilere verilecek cezalar, kanunda belirtilen oranlarda (kurucu/yönetici için dörtte üç, üye için yarısı oranında) artırılır. Yargıtay içtihatlarına göre, bir örgütün 'silahlı' kabul edilebilmesi için, tüm üyelerinin bireysel olarak silahlı olması veya örgütün her eyleminde silah kullanması şart değildir. Örgütün, amaçladığı suçları işlemek için 'silahlı bir güce sahip olması' veya 'silah kullanma potansiyelini' taşıması yeterlidir. Örgütün elinin altında, istediği zaman kullanabileceği bir veya birkaç silahın bulunması dahi, örgütün silahlı sayılması için yeterli olabilir. 'Silah' kavramı, TCK m. 6/1-f'de geniş bir şekilde tanımlanmıştır. Bu tanım sadece ateşli silahları değil, aynı zamanda patlayıcı, yanıcı, boğucu, yaralayıcı maddeleri ve saldırı veya savunmada kullanılmak üzere yapılmış her türlü kesici, delici veya bereleyici aleti de kapsar. Örgütün, bu tanıma giren herhangi bir silah türüne sahip olması, onun 'silahlı örgüt' olarak nitelendirilmesi için yeterlidir ve bu durum, örgütün yarattığı tehlikenin ciddiyetini gösterdiği için cezanın ağırlaştırılması sonucunu doğurur. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/illegal-yapilanmalar-hakkinda-kisa-bir-degerlendirme/ ve TCK m. 220, m. 6)