Bir davanın veya takibin 'kötüniyetle' açıldığının veya yürütüldüğünün tespiti halinde, karşı tarafın talep edebileceği 'kötüniyet tazminatı'nın (HMK m. 329) hukuki niteliği ve amacı nedir? Bu tazminatın, davanın esasına ilişkin bir talep olmaktan ziyade, bir 'yargılama gideri' kalemi olarak kabul edilmesinin sonuçlarını, özellikle talep ve hüküm usulü açısından açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #199169

HMK m. 329'da düzenlenen kötüniyet tazminatı, dürüstlük kuralına aykırı olarak dava açan veya savunma yapan tarafın, bu haksız eylemiyle karşı tarafa verdiği zarar ve rahatsızlığı gidermeyi amaçlayan, cezai niteliği de olan özel bir tazminattır. Hukuki niteliği itibarıyla, bu tazminat davanın esasından kaynaklanan bir maddi veya manevi tazminat değildir. Yargıtay'ın da kabul ettiği üzere, bu, yargılama sürecinin kötüye kullanılmasından doğan bir 'yargılama gideri' kalemidir. Bu nitelemenin önemli sonuçları vardır: 1) Talep Usulü: Kötüniyet tazminatı için ayrı bir dava açmaya gerek yoktur. Yargılamanın tarafı, aynı dava içinde, yargılamanın sonuna kadar bu tazminatı talep edebilir. 2) Hüküm Usulü: Mahkeme, bu talebi, davanın esasıyla birlikte, aynı kararın 'yargılama giderleri' bölümünde karara bağlar. 3) Harç: Bu talep, yargılama gideri niteliğinde olduğu için, ayrıca bir harca tabi değildir. Bu düzenleme, yargı sistemini ve hak arama özgürlüğünü kötüye kullanan kişilere karşı, aynı dava içinde hızlı ve etkili bir yaptırım uygulanmasını sağlamayı amaçlamaktadır. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/oran-avukat-hukuk-burosu/ ve genel HMK prensipleri)