İştirak nafakasının artırılması davasında, nafaka miktarının belirlenmesinde 'çocuğun ihtiyaçları' ile 'ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri' arasında nasıl bir denge kurulmalıdır? Mahkemenin, TÜİK tarafından yayınlanan ÜFE (Üretici Fiyat Endeksi) artış oranını, nafaka artırımında bir ölçüt olarak kullanmasının hukuki dayanağı nedir? Bu oranın, hakimin takdir yetkisini bağlayıcı bir niteliği var mıdır?
İştirak nafakasının artırılmasında mahkeme, TMK m. 330 ve 331 uyarınca bir denge kurmak zorundadır. Bu denge, çocuğun yaşı, eğitimi, sağlık durumu, sosyal çevresi gibi faktörlere göre değişen 'gerçek ihtiyaçları' ile ana ve babanın 'mevcut ekonomik ve sosyal durumları' arasında kurulur. Yani, çocuğun ihtiyacı ne kadar artmış olursa olsun, nafaka miktarı, yükümlü olan ebeveynin ödeme gücünü aşamaz. Mahkemelerin, nafaka artırımında TÜİK tarafından yayınlanan ÜFE (veya TÜFE) oranlarını bir ölçüt olarak kullanmasının doğrudan bir yasal dayanağı yoktur. Ancak Yargıtay, bu oranların, paranın alım gücündeki düşüşü ve yaşam maliyetlerindeki genel artışı gösteren objektif bir veri olması nedeniyle, hakime takdir hakkını kullanırken yol gösterici bir kriter olarak dikkate alınmasını tavsiye etmektedir. Yani, ÜFE/TÜFE oranı, hakim için bağlayıcı bir oran değildir. Hakim, bu oranı bir referans noktası olarak alabilir, ancak her somut olayın kendi özel koşullarını (çocuğun özel ihtiyaçları, ebeveynlerin gelirindeki olağanüstü artış veya azalış gibi) dikkate alarak, bu oranın altında veya üstünde bir artışa karar verebilir. Bu, hakimin TMK m. 4'teki takdir yetkisinin bir gereğidir. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/istirak-nafakasinin-artirilmasi-davasi/)