Bir avukatın, uzmanlık alanı dışındaki bir davayı (örneğin, bir ceza avukatının karmaşık bir vergi davasını) üstlenmesi, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nda düzenlenen 'özen yükümlülüğü' açısından nasıl bir risk taşır? Bu durumda avukatın, müvekkilini 'konusunda uzman bir avukata yönlendirmesi'nin, mesleki sorumluluk ve etik ilkeler açısından önemini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #199165

Avukatlık Kanunu m. 34, avukatların, üstlendikleri işleri 'özen, doğruluk ve onur' içinde yerine getirmek zorunda olduklarını belirtir. Bu 'özen yükümlülüğü', avukatın, müvekkilinin haklarını en iyi şekilde korumak için gerekli tüm hukuki bilgi, beceri ve çabayı göstermesini gerektirir. Bir avukatın, yeterli bilgi ve tecrübeye sahip olmadığı, uzmanlık alanı dışındaki bir davayı üstlenmesi, bu özen yükümlülüğünün ihlali riskini taşır. Çünkü avukat, davanın gerektirdiği teknik bilgiye, usul kurallarına ve güncel içtihatlara hakim olamayabilir ve bu durum müvekkilin ciddi hak kayıpları yaşamasına (davanın reddi, sürelerin kaçırılması vb.) neden olabilir. Bu, avukatın hem hukuki (tazminat) hem de disiplin sorumluluğunu doğurabilir. Bu nedenle, mesleki sorumluluk ve etik ilkeler gereği, bir avukat, uzmanlık alanı dışındaki bir işle karşılaştığında, bu işi üstlenmek yerine, müvekkilini dürüstçe bilgilendirerek onu o alanda uzmanlaşmış başka bir meslektaşına yönlendirmelidir. Bu davranış, hem müvekkilin menfaatlerinin en iyi şekilde korunmasını sağlar, hem de avukatın mesleki saygınlığını ve dürüstlüğünü gösteren etik bir tutumdur. (Kaynak: avukaterdemozkan.com/blog/bursa-yildirim-avukat/)