Bir şirkete CMK m. 133 uyarınca kayyım atanması, şirket ortaklarının veya yönetim kurulu üyelerinin, şirketin olağan ticari faaliyetlerine ilişkin karar alma yetkilerini tamamen ortadan kaldırır mı? Atanan kayyımın yetkilerinin 'temsil kayyımlığı' veya 'denetim kayyımlığı' olarak belirlenmesinin, mevcut yöneticilerin yetkileri üzerindeki etkisini karşılaştırınız.
CMK m. 133 uyarınca bir şirkete kayyım atanması, ortakların veya yöneticilerin yetkilerini her zaman tamamen ortadan kaldırmaz. Kayyımın yetkilerinin kapsamı, atama kararını veren mahkeme tarafından belirlenir ve bu yetkiler genellikle 'temsil kayyımlığı' veya 'denetim kayyımlığı' olarak ikiye ayrılır. 1) Temsil Kayyımlığı: Bu durumda, şirketin yönetim organının (yönetim kurulu, müdürler) tüm yetkileri kayyıma geçer. Mevcut yöneticilerin karar alma ve şirketi temsil etme yetkileri tamamen askıya alınır. Şirketle ilgili tüm kararları kayyım alır ve uygular. Bu, en ağır müdahale türüdür. 2) Denetim Kayyımlığı: Bu durumda ise, şirketin mevcut yönetim organı görevine devam eder ve olağan ticari faaliyetlere ilişkin kararları almaya devam eder. Ancak, bu kararların geçerli olabilmesi için atanan 'denetim kayyımının onayı' gerekir. Kayyım, burada bir yönetici gibi değil, bir denetçi gibi hareket eder. Şirket yönetiminin aldığı kararların hukuka ve şirketin menfaatlerine uygun olup olmadığını denetler ve onay vermediği işlemler yapılamaz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin E:2020/5989 sayılı kararında da, mahkemenin kayyımın yetkilerini sonradan 'denetim kayyımı' olarak değiştirmesi, bu ayrımın pratikteki önemini göstermektedir. Bu, mevcut yöneticilerin yetkilerini tamamen ellerinden almak yerine, faaliyetlerini bir denetim mekanizmasına bağlayan daha hafif bir tedbirdir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/ceza-muhakemesi-kanunu-133-madde-cmk/)