Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla yapılan bir takipte, borçlunun, takipten sonra açtığı menfi tespit davasında, takibin durdurulması için 'ihtiyati tedbir' kararı alması mümkün müdür? İİK m. 72/3'ün bu konudaki yasaklayıcı hükmünün temel gerekçesi nedir? Mahkemenin, bu durumda borçlu lehine alabileceği tek tedbir nedir ve bu tedbirin koşulları nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #199153

Hayır, mümkün değildir. İİK m. 72/3'te açıkça belirtildiği üzere, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında, mahkeme, 'takibin durdurulması' yönünde bir ihtiyati tedbir kararı veremez. Bu yasaklayıcı hükmün temel gerekçesi, borçluların, kambiyo senetlerinin çabuk tahsil edilme özelliğini ortadan kaldırmak ve takibi sürüncemede bırakmak amacıyla kötüniyetli bir şekilde menfi tespit davası açmalarını önlemektir. Kambiyo senetlerine tanınan özel takip yolunun etkinliğini korumak amaçlanmıştır. Ancak, aynı fıkra, borçluya sınırlı bir koruma imkanı tanımaktadır. Mahkeme, takibin durdurulmasına değil ama, 'icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi için' bir ihtiyati tedbir kararı verebilir. Bu tedbirin verilebilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekir: 1) Borçlunun, alacağın yüzde on beşinden (%15) aşağı olmamak üzere bir 'teminat' göstermesi. 2) Borçlunun, takibin devamı nedeniyle paranın alacaklıya ödenmesi halinde, ileride davayı kazansa bile bu parayı geri almasının zorlaşmasından doğacak 'gecikme zararlarını' karşılamak üzere bu teminatı yatırması. Bu tedbir, takibi durdurmaz, sadece tahsil edilen paranın alacaklıya ödenmesini dava sonuna kadar engeller. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/borclar-hukuku/kambiyo-senedinde-cek-bono-bedelsizlik-iddiasi-ile-menfi-tespit-davasi.html)