İcra ve İflas Hukukunda, borçlunun borcunu ödememesi üzerine alacaklının başlattığı icra takibinde, 'borçlunun maaşına haciz konulması' (maaş haczi) usulünü açıklayınız. İİK m. 83'e göre, borçlunun maaşının ne kadarlık bir kısmı haczedilebilir ve bu oranın belirlenmesindeki temel amaç nedir? Borçlunun birden fazla icra borcu olması durumunda, maaş hacizleri nasıl bir sıraya konulur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #199147

Maaş haczi, borçlunun çalıştığı işyerine (kamu veya özel sektör), icra dairesi tarafından bir 'haciz müzekkeresi' gönderilmesiyle uygulanır. İşveren, bu müzekkere üzerine, borçlunun maaşından yasal oranda kesinti yaparak, bu parayı icra dairesinin belirttiği banka hesabına göndermekle yükümlüdür. İşveren bu yükümlülüğünü yerine getirmezse, borçtan şahsen sorumlu olur. İİK m. 83'e göre, borçlunun maaş veya ücretinin 'en az dörtte birinden (1/4) az olmamak üzere' haczedilebilir. Uygulamada genellikle bu oran (1/4) uygulanır. Bu oranın belirlenmesindeki temel amaç, bir yandan alacaklının alacağına kavuşmasını sağlarken, diğer yandan borçlunun ve ailesinin geçimini sağlayacak asgari bir gelirin kendisine bırakılmasıdır. Bu, sosyal hukuk devleti ilkesinin bir gereğidir. Borçlunun birden fazla icra borcu olması durumunda, maaş hacizleri, icra dairelerinden işverene ulaşan haciz müzekkerelerinin 'geliş tarihine göre' sıraya konulur. İlk gelen haciz borcu bitmeden, sonraki haciz için kesinti yapılamaz. Birinci sıradaki alacaklının borcu tamamen ödendikten sonra, ikinci sıradaki alacaklının alacağı için kesinti yapılmaya başlanır. Ancak, nafaka alacakları her zaman birinci sırada ve önceliklidir. (Kaynak: avukaterdemozkan.com/blog/bursa-yildirim-avukat/ - İcra Avukatı bölümü ve genel İİK prensipleri)