TBK m. 154'te sayılan 'zamanaşımını kesen sebepler'den olan 'borcun ikrar edilmesi' ne anlama gelir? Borçlunun, alacaklıya borcun bir kısmını ödemesi (kısmi ifa) veya borç için faiz ödemesi, borcun tamamı için bir 'ikrar' olarak kabul edilebilir mi ve bu durum zamanaşımını nasıl etkiler? Zamanaşımı kesildiğinde, yeni başlayacak olan zamanaşımı süresi her zaman on yıl mıdır?
TBK m. 154'e göre 'borcun ikrar edilmesi', borçlunun, borcun varlığını açık veya zımni bir davranışla kabul etmesidir. Bu ikrar, zamanaşımı süresini keser ve o ana kadar işlemiş olan süreyi sıfırlayarak, yeni bir zamanaşımı süresinin başlamasına neden olur. Borçlunun, borcun bir kısmını ödemesi (kısmi ifa) veya borca ilişkin faiz ödemesi, kanunda açıkça 'borcun ikrarı' olarak sayılan tipik zımni ikrar halleridir. Borçlu, bu davranışlarıyla, borcun tamamının varlığını ve borçlu sıfatını kabul etmiş sayılır. Dolayısıyla, yapılan kısmi ödeme veya faiz ödemesi, sadece ödenen kısım için değil, borcun 'tamamı' için zamanaşımını keser. Zamanaşımı kesildiğinde, yeni bir süre işlemeye başlar (TBK m. 156). Kural olarak, yeni süre, asıl alacağın tabi olduğu süreyle aynıdır (örneğin, beş yıllık bir alacaksa, yeni süre de beş yıldır). Ancak, TBK m. 156/2'de önemli bir istisna getirilmiştir: Eğer borç bir 'senetle ikrar edilmiş' veya bir 'mahkeme ya da hakem kararına bağlanmış' ise, yeni süre 'her zaman on yıldır'. Bu, alacağın daha güçlü bir delille sabit hale gelmesi nedeniyle, alacaklı lehine getirilmiş bir düzenlemedir. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/tbk-borclarin-sona-ermesi/)