TBK m. 133'te düzenlenen 'yenileme (tecdit)' sözleşmesinin temel unsurları nelerdir? Özellikle, mevcut bir borç için 'kambiyo taahhüdünde bulunulması'nın (bono, çek düzenlenmesi) kural olarak neden yenileme sayılmadığını, 'ifa yerine' ve 'ifa uğruna' edim kavramları çerçevesinde açıklayınız. Tarafların, bir kambiyo senedi düzenleyerek eski borcu sona erdirdiklerinin kabul edilebilmesi için ne tür bir irade beyanı gereklidir?
Yenileme (tecdit), tarafların mevcut bir borcu, yeni bir borç yaratarak sona erdirdikleri bir sözleşmedir. Temel unsurları; geçerli bir eski borcun varlığı, bu borcu sona erdirme iradesi ve yeni, geçerli bir borcun kurulmasıdır. TBK m. 133/2, mevcut bir borç için kambiyo taahhüdünde bulunulmasının, kural olarak yenileme sayılmayacağını belirtir. Bu, 'ifa uğruna edim' karinesine dayanır. Yani, alacaklıya bono veya çek verilmesi, eski borcun 'ödendiği (ifa edildiği)' anlamına gelmez; sadece ödemeyi kolaylaştırmak veya güvence altına almak için 'ödeme uğruna' yapılan bir işlem olarak kabul edilir. Bu durumda, hem temel borç ilişkisinden doğan alacak hem de kambiyo senedinden doğan alacak birlikte varlığını sürdürür. Alacaklı, dilerse temel ilişkiye, dilerse kambiyo senedine dayanarak alacağını talep edebilir. Tarafların, bir kambiyo senedi düzenleyerek eski borcu sona erdirdiklerinin, yani yenileme yaptıklarının kabul edilebilmesi için, TBK m. 133/1 uyarınca bu yöndeki 'açık iradelerinin' bulunması şarttır. Bu açık irade, sözleşmede 'bu bono düzenlenmekle eski borç sona ermiştir' gibi net bir ifadenin yer almasıyla veya durumun koşullarından kesin olarak anlaşılmasıyla ortaya konulabilir. Aksi halde, yenileme değil, ifa uğruna edim varsayılır. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/tbk-borclarin-sona-ermesi/)