TCK m. 168'de düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin, nitelikli dolandırıcılık suçunda (TCK m. 158) uygulanabilmesi için, zararın 'tamamen' giderilmesi ile 'kısmen' giderilmesi arasında ne gibi bir fark vardır? Zararın kısmen giderilmesi durumunda, ceza indiriminden yararlanılabilmesi için hangi ek koşulun gerçekleşmesi gerekir? Bu ek koşulun aranmasının hukuki mantığını, mağdurun iradesinin korunması ilkesi açısından tartışınız.
TCK m. 168'e göre, zararın giderilme şekli, etkin pişmanlık indiriminin uygulanmasını doğrudan etkiler. 1) Zararın Tamamen Giderilmesi: Fail, mağdurun uğradığı zararın tamamını (anapara, faiz, diğer masraflar vb.) karşılarsa, zararın giderildiği aşamaya göre (soruşturmada 2/3'e, kovuşturmada 1/2'ye kadar) ceza indiriminden doğrudan yararlanır. Bu durumda mağdurun rızasına veya onayına gerek yoktur. 2) Zararın Kısmen Giderilmesi: Eğer fail, zararın sadece bir kısmını giderebilmişse, bu indirimden yararlanabilmesi için ek bir koşul aranır: 'mağdurun rızası'. Mağdur, kısmi gidermeye rıza gösterirse, fail giderdiği oranla ve aşamayla orantılı bir indirimden faydalanabilir. Eğer mağdur kısmi gidermeye rıza göstermezse, fail etkin pişmanlık hükümlerinden hiç yararlanamaz. Bu ek koşulun aranmasının hukuki mantığı, mağdurun iradesini ve haklarını korumaktır. Kanun koyucu, zararı tam olarak karşılanmayan mağduru, failin lehine bir ceza indirimini kabule zorlamak istememiştir. Kısmi ödeme, mağdurun zararını tam olarak telafi etmediği için, bu eksik telafiye rağmen faile bir avantaj sağlanıp sağlanmayacağı kararını, doğrudan bu durumdan etkilenen mağdurun iradesine bırakmıştır. (Kaynak: oner.av.tr/nitelikli-dolandiricilik-sucu-ve-cezasi/)