Ceza yargılamasında, sanığın yokluğunda duruşma yapılmasına olanak tanıyan CMK m. 195'in uygulanabilmesi için, sanığa gönderilen duruşma çağrısında (davetiyede) hangi uyarının bulunması zorunludur? Bu usule uyulmadan, sorgusu yapılmamış mükerrir bir sanık hakkında hapis cezasına hükmedilmesi, Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2009/16651 sayılı kanun yararına bozma istemine konu olan kararında neden hukuka aykırı bulunmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #199133

Sanığın yokluğunda duruşma yapılabilmesi, CMK m. 195'e göre, sanığın 'mazeretsiz olarak duruşmaya gelmemesi' şartına bağlıdır. Ancak bu kuralın uygulanabilmesi için, sanığa daha önce usulüne uygun olarak tebliğ edilen duruşma çağrısında (davetiyede), 'gelmese bile yokluğunda duruşma yapılacağı ve karar verileceği' uyarısının açıkça yer alması zorunludur. Bu uyarı, sanığın savunma hakkını kullanması veya sonuçlarına katlanması konusunda bilgilendirilmesini sağlayan temel bir güvencedir. Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında, tekerrüre esas mahkumiyeti olan (mükerrir) bir sanık hakkında, CMK m. 145 uyarınca sorgusu yapılmadan ve m. 195'teki usule uygun bir çağrı da yapılmadan, yokluğunda hapis cezasına hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Çünkü mükerrir sanıklar hakkında verilecek cezanın infaz rejimi daha ağır olduğundan, bu sanıkların sorgusunun yapılması ve savunma haklarının tam olarak kullandırılması daha da önem kazanmaktadır. Hem sorgu yapılmaması (CMK m. 145-146 ihlali) hem de yoklukta yargılama şartlarına (CMK m. 195 ihlali) uyulmaması, savunma hakkının esastan kısıtlanması anlamına geldiği için kanun yararına bozma nedeni sayılmıştır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-145-ifade-veya-sorgu-icin-cagri.html)