TBK m. 141, bir sözleşmenin tarafı olan borçlunun, sözleşmenin diğer tarafından olan alacağını, 'üçüncü kişi yararına' olan borcu ile takas edemeyeceğini düzenler. Bu kuralın hukuki gerekçesini, 'üçüncü kişi yararına sözleşme'nin (TBK m. 129) yapısı ve üçüncü kişinin (lehtarın) haklarının korunması ilkesi çerçevesinde açıklayınız. Bir sigorta sözleşmesinde, sigorta ettirenin, sigortacıya olan prim borcunu, sigortacının lehtara (örneğin, kaza mağduru) ödemesi gereken tazminat borcu ile takas etmeye çalışması neden hukuken mümkün değildir?
TBK m. 141'deki takas yasağının temel hukuki gerekçesi, 'üçüncü kişi yararına sözleşme'nin yapısı ve bu sözleşmeyle doğrudan hak sahibi olan üçüncü kişinin (lehtarın) haklarını korumaktır. Üçüncü kişi yararına sözleşmede, borçlu (vaat eden), alacaklıya (vaat ettiren) değil, doğrudan üçüncü kişiye (lehtara) ifada bulunmayı taahhüt eder. Üçüncü kişi, bu sözleşmeden doğan alacak hakkını, kural olarak, doğrudan borçluya karşı ileri sürme yetkisine sahip olur. Eğer borçlunun, sözleşmenin diğer tarafı olan alacaklıdan (vaat ettiren) olan kendi alacağını, üçüncü kişiye olan borcuyla takas etmesine izin verilseydi, bu durum, sözleşmenin asıl amacı olan üçüncü kişiye menfaat sağlama amacını boşa çıkarır ve üçüncü kişinin alacak hakkını onun iradesi dışında ortadan kaldırırdı. Sigorta sözleşmesi örneğinde, sigortacı (borçlu), sigorta ettirene (alacaklı/vaat ettiren) değil, doğrudan lehtara (kaza mağduru) tazminat ödemeyi taahhüt etmiştir. Sigorta ettirenin prim borcu, sigortacı ile kendi arasındaki bir borçtur. Sigortacının tazminat borcu ise lehtara karşıdır. Sigorta ettirenin, kendi borcunu, sigortacının başkasına (lehtara) olan borcu ile takas etmesi, hem takasın 'karşılıklılık' şartına aykırıdır hem de lehtarın yasa ve sözleşmeden doğan tazminat alma hakkını haksız bir şekilde ortadan kaldıracağı için hukuken mümkün değildir. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/tbk-borclarin-sona-ermesi/)