Bir kişinin, diğerinin evinin önüne gizli bir kamera yerleştirerek onun eve giriş çıkışlarını ve özel anlarını kaydetmesi eylemi, TCK m. 133 (Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması) ve TCK m. 134 (Özel hayatın gizliliğini ihlal) suçları açısından nasıl bir değerlendirmeye tabi tutulur? Bu olayda 'ses kaydı' ile 'görüntü kaydı' arasında suçun vasıflandırılması açısından bir fark var mıdır? Bu eylemin, aynı zamanda Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'na (KVKK) aykırılık teşkil edip etmediğini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #199130

Bu eylem, TCK açısından iki farklı suçun unsurlarını içerebilir: 1) TCK m. 134 (Özel Hayatın Gizliliğini İhlal): Bir kişinin, diğerinin özel yaşam alanına (evi ve eklentileri) müdahale ederek, onun gizli kalması gereken görüntülerini kaydetmesi, bu suçun temel şeklini oluşturur. Görüntü kaydı, doğrudan bu suçun maddi unsurudur. 2) TCK m. 133 (Kişiler Arasındaki Konuşmaların Dinlenmesi ve Kayda Alınması): Eğer yerleştirilen kamera aynı zamanda 'ses kaydı' da yapıyorsa ve kişinin evinin içinde veya bahçesinde yaptığı aleni olmayan konuşmaları kaydediyorsa, bu suç da ayrıca oluşur. Suçun vasıflandırılması açısından ses ve görüntü kaydı arasında fark vardır; görüntü kaydı doğrudan m. 134'ü, ses kaydı ise m. 133'ü oluşturur. Eğer kamera hem ses hem görüntü kaydediyorsa, tek bir fiille iki ayrı suç işlendiği için fikri içtima (TCK m. 44) kuralları uygulanır ve daha ağır olan suçtan ceza verilir. Bu eylem, aynı zamanda KVKK'ya da açıkça aykırıdır. Çünkü bir kişinin görüntüsü ve sesi, onun 'kişisel verisi'dir. Bu verilerin, ilgilinin rızası olmaksızın hukuka aykırı olarak kaydedilmesi (işlenmesi), KVKK'nın ihlali anlamına gelir ve hem idari yaptırımlara (para cezası) hem de TCK m. 135 vd. hükümlerine göre cezai sorumluluğa yol açar. (Kaynak: ayboga.av.tr/izinsiz-ses-kaydi-almak-suc-mudur/)