TCK'da tanımlanan suçların işlenmesinde kullanılan bir taşıta (örneğin bir otomobil) elkonulması durumunda, bu el koyma kararının icrası nasıl yapılır? CMK m. 128/4'te belirtilen 'siciline şerh verilmesi' usulünün, aracın fiilen alıkonulmasından (yediemine teslim) farkı nedir? Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 2014/8826 sayılı kararında, mahkemenin hem sicile şerh hem de aracın fiilen teslim edilmemesi yönünde karar vermesi, CMK m. 131/5 açısından nasıl bir hukuka aykırılık oluşturmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #199127

CMK m. 128/4'e göre, kara, deniz ve hava ulaşım araçları hakkındaki el koyma kararı, bu araçların 'kayıtlı bulunduğu sicile şerh verilmek suretiyle icra olunur'. Bu usul, aracın fiilen sahibinden alınarak bir yediemine teslim edilmesinden farklıdır. 'Sicile şerh', aracın mülkiyetinin devrini (satış, bağış vb.) hukuken engelleyen, ancak aracın sahibinin zilyetliğinde ve kullanımında kalmasına olanak tanıyan, daha hafif bir koruma tedbiridir. Amaç, mülkiyet hakkına orantısız bir müdahaleden kaçınmaktır. Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 2014/8826 sayılı kararında, mahkemenin hem sicile şerh kararı verip hem de aracın sahibine teslim edilmemesi yönünde bir uygulama yapması eleştirilmiştir. Bu durum, CMK m. 131/5'e aykırılık oluşturur. CMK m. 131/5, elkonulan eşyanın, bakım ve gözetimiyle ilgili tedbirler alınarak ve istendiğinde iade edilmek koşuluyla, muhafaza edilmek üzere sahibine veya başka bir kişiye 'teslim edilebileceğini' düzenler. Yargıtay, kanunun öngördüğü birincil yöntemin sicile şerh olduğunu, aracın fiilen alıkonulmasının ise istisnai olduğunu ve bu durumda dahi CMK 131/5 uyarınca sahibine yediemin olarak bırakılabileceğini belirtmektedir. Mahkemenin, aracı sahibine teslim etmeme gerekçesini kararında göstermemesi, mülkiyet hakkına ölçüsüz bir müdahale olarak görülmüş ve hukuka aykırı bulunmuştur. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/ceza-muhakemesi-kanunu-131-madde-cmk/)