Bir memurun, 657 sayılı Kanun'a aykırı olarak, kazanılmış hak aylık derecesinin üç dereceden daha fazla altındaki bir kadroya atanması, DMK m. 45'in ihlalini oluşturur. Bu durumda olan bir memurun, bu atama işlemine karşı idare mahkemesinde açacağı iptal davasının hukuki gerekçesi ne olmalıdır? İdarenin 'kamu yararı ve hizmet gerekleri' savunması, bu açık kanun ihlali karşısında geçerli bir savunma olarak kabul edilebilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #199126

Bu durumda olan bir memurun açacağı iptal davasının temel hukuki gerekçesi, atama işleminin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 45. ve 76. maddelerine açıkça aykırı olmasıdır. DMK m. 76, memurların ancak kendi istekleri ile kazanılmış hak derecelerinin 'en çok üç derece' altındaki kadrolara atanabileceğini düzenler. DMK m. 45 ise, memurun sınıfı ve derecesi dışında çalıştırılamayacağı genel kuralını koyar. Kazanılmış hak aylık derecesinin üç dereceden daha altına bir atama yapılması, bu emredici hükümlerin doğrudan ihlalidir. Bu durum, 'yetki' ve 'konu' unsurları yönünden işlemin sakatlanması anlamına gelir. İdarenin 'kamu yararı ve hizmet gerekleri' savunması, bu durumda geçerli bir savunma olarak kabul edilemez. Çünkü idarenin takdir yetkisi, kanunun çizdiği sınırlar içinde kullanılabilir. Kanunun açıkça yasakladığı veya belirli bir usule bağladığı bir konuda, idarenin 'kamu yararı' gerekçesiyle bu yasağı aşması veya usulü göz ardı etmesi, 'kanunilik' ve 'hukuk devleti' ilkelerine aykırıdır. İdarenin takdir yetkisi, kanuna aykırı işlem yapma serbestisi tanımaz. Bu nedenle, mahkeme, bu açık kanun ihlali karşısında idarenin savunmasını dikkate almayarak işlemi iptal edecektir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/devlet-memurlari-kanunu-45-madde-dmk/)