TBK m. 146, kanunda aksi belirtilmedikçe her alacağın 'on yıllık' genel zamanaşımına tabi olduğunu düzenlerken, TBK m. 147, bazı alacaklar için 'beş yıllık' özel bir zamanaşımı süresi öngörmüştür. Bu beş yıllık süreye tabi olan 'dönemsel edimler' (kira bedelleri, anapara faizleri, ücret gibi) kavramını açıklayınız. Bir alacağın 'dönemsel edim' sayılabilmesi için taşıması gereken özellikler nelerdir ve bu ayrımın yapılmasının ardındaki temel mantık nedir?
Dönemsel edimler, tek bir borç ilişkisinden kaynaklanan, ancak zaman içinde düzenli veya düzensiz aralıklarla tekrar eden, birbirinden bağımsız ve tek başına talep edilebilir nitelikteki alacaklardır. Bir alacağın dönemsel edim sayılabilmesi için şu özellikleri taşıması gerekir: 1) Aynı temel borç ilişkisinden doğmalıdır (örneğin, kira sözleşmesi, ödünç sözleşmesi). 2) Zaman içinde tekrarlanmalıdır (aylık, yıllık vb.). 3) Her bir edim, diğerlerinden bağımsız olarak muaccel olmalı ve tek başına dava edilebilmelidir. Kira bedelleri, maaşlar, anapara faizleri, nafaka alacakları bu türün tipik örnekleridir. Kanun koyucunun bu tür alacaklar için daha kısa olan beş yıllık zamanaşımı süresini öngörmesinin ardındaki temel mantık, borçluyu korumaktır. Bu tür borçlar birikme eğilimindedir. Eğer on yıllık genel süre uygulansaydı, alacaklı uzun süre alacağını talep etmeyerek, borçlunun ödeme güçlüğüne düşmesine veya beklenmedik bir anda çok büyük bir borç yüküyle karşılaşmasına neden olabilirdi. Beş yıllık daha kısa süre, alacaklıyı hakkını zamanında aramaya teşvik ederken, borçluyu da uzun yıllar boyunca birikmiş borçların tehdidinden korumayı amaçlar. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/tbk-borclarin-sona-ermesi/)