Ankara'da faaliyet gösteren bir avukat, 'yabancılar hukuku' alanında hangi tür dava ve işlemleri takip eder? Bir yabancının, Türkiye'de aldığı 'deport (sınır dışı etme)' kararına karşı açacağı iptal davasında, avukatın rolü nedir? Avukatın, bu süreçte idari gözetim kararına itiraz ederek müvekkilinin geri gönderme merkezinden salıverilmesini sağlaması mümkün müdür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #199123

Ankara'da yabancılar hukuku alanında çalışan bir avukat, geniş bir yelpazede hizmet sunar. Bunlar arasında; ikamet izni başvuruları, çalışma izni başvuruları, Türk vatandaşlığına başvuru ve takibi, yabancıların gayrimenkul alım-satım işlemleri, tanıma ve tenfiz davaları ve en önemlisi 'sınır dışı (deport) etme kararlarına karşı iptal davaları' yer alır. Bir yabancı hakkında deport kararı verildiğinde, avukatın rolü çok kritiktir. Avukat, kararın tebliğinden itibaren 7 gün gibi çok kısa bir süre içinde, yetkili İdare Mahkemesi'nde kararın iptali için dava açmalıdır. Dava açılması, deport işlemini kendiliğinden durdurur. Avukat, dava dilekçesinde deport kararının hukuka aykırı olduğunu (örneğin, aile birliği hakkını ihlal ettiği, kişinin gideceği ülkede hayati tehlikesi olduğu vb.) hukuki delillerle ortaya koyar. Sınır dışı kararıyla birlikte genellikle 'idari gözetim' (geri gönderme merkezinde tutma) kararı da verilir. Avukat, bu idari gözetim kararına karşı da, kararı veren valiliğin bulunduğu yer 'Sulh Ceza Hakimliği'ne' itirazda bulunabilir. İtirazda, kişinin kaçma riskinin olmadığı, sabit ikametgahı olduğu gibi gerekçelerle, idari gözetimin kaldırılmasını ve müvekkilinin dava sonuçlanana kadar serbest bırakılmasını talep edebilir. Hakimin uygun görmesi halinde bu mümkündür. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/oran-avukat-hukuk-burosu/)