Terekeye temsilci atanması davasında, atanacak temsilciye (kayyıma) ödenecek ücretin belirlenmesinde yetkili mahkeme neresidir ve bu ücretin belirlenmesinde hangi kriterler göz önünde bulundurulur? Mahkemenin, temsilcinin bir talebi olmaksızın, re'sen (kendiliğinden) ücret takdir etmesi mümkün müdür? Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin K.2015/9941 sayılı kararında bu konuda nasıl bir sonuca varılmıştır?
Tereke temsilcisi, TMK uyarınca bir 'özel kayyım' niteliğindedir ve ücretine ilişkin hususlarda kayyımlığa ilişkin hükümler uygulanır. TMK m. 592/4, terekeyi yönetmekle görevlendirilen kimseye 'istemesi halinde' sulh hukuk mahkemesi tarafından uygun bir ücret ödenmesine karar verilebileceğini düzenler. Dolayısıyla, ücretin belirlenmesinde yetkili ve görevli mahkeme, 'sulh hukuk mahkemesi'dir. Mahkeme, ücreti belirlerken, yönetimin gerektirdiği emek ve yönetilen malvarlığının (terekenin) değeri gibi kriterleri göz önünde bulundurur. Mahkemenin re'sen ücret takdir etmesi mümkün değildir. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin K.2015/9941 sayılı kararında da bu ilke açıkça belirtilmiştir. Kararda, tereke temsilcisinin, TMK m. 592/4 uyarınca kendisine uygun bir ücret ödenmesine dair bir 'istemi bulunmadığı' gerekçesiyle, ücrete ilişkin temyiz talebi reddedilmiştir. Bu, ücret takdirinin ancak temsilcinin talebi üzerine yapılabileceğini, mahkemenin bu konuda kendiliğinden harekete geçemeyeceğini gösteren net bir içtihattır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/medeni-hukuk/terekeye-temsilci-atanmasi-davasi.html)