Bir hukuk davasında, tahkikatın son aşamasında, davalının cevap dilekçesini ıslah ederek daha önce ileri sürmediği 'zamanaşımı' defini ileri sürmesi, HMK m. 182 kapsamında 'kötüniyetli ıslah' mıdır? Hukuk Genel Kurulu'nun 2016/828 E., 2020/551 K. sayılı kararında, bu tür bir ıslahın kötüniyetli sayılmamasının gerekçeleri nelerdir? Islah hakkının kullanılmasının zamanlamasının, kötüniyetin değerlendirilmesindeki rolünü tartışınız.
Hayır, tek başına bu durum kötüniyetli ıslah olarak kabul edilmez. HGK'nın ilgili kararında, davalının cevap dilekçesini ıslah ederek zamanaşımı defini ileri sürmesi kötüniyetli bulunmamıştır. Bunun temel gerekçeleri şunlardır: 1) Islah Hakkının Yasal Süresi: HMK m. 177/1'e göre ıslah, tahkikat bitinceye kadar yapılabilir. Davalının bu yasal hakkını, kanunun izin verdiği süre içinde kullanması, tek başına kötüniyet olarak yorumlanamaz. 2) Kötüniyetin Somut Delillerle İspatı: HMK m. 182, kötüniyetin 'deliller veya belirtilerle anlaşılmasını' şart koşar. Davacının, davalının bu hakkını sırf davayı uzatmak veya kendisini rahatsız etmek amacıyla kullandığına dair soyut beyanı yeterli değildir. Dosyada bu yönde somut bir delil veya emare (örneğin, davayı sürüncemede bırakmaya yönelik başka usuli manevralar) bulunmalıdır. Kararda, yargılama sürecinin normal seyrinde ilerlediği ve ıslahın yargılamayı makul olmayan bir şekilde uzatmadığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak, ıslah hakkının davanın sonlarına doğru kullanılmış olması, kötüniyetin varlığı için tek başına yeterli bir kriter değildir; failin amacı ve diğer somut koşullar birlikte değerlendirilmelidir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-182-kotuniyetli-islah.html)