Araştırma görevlisi alım sınavlarında, 'bilim sınavı'nın yanı sıra 'sözlü sınav' da yapılması durumunda, sözlü sınavın değerlendirilmesine karşı açılacak bir iptal davasında mahkemenin denetim yetkisinin sınırları nelerdir? Danıştay'ın yerleşik içtihatlarına göre, sözlü sınavların hukuka uygun sayılabilmesi için taşıması gereken asgari objektiflik kriterleri (önceden soru hazırlanması, tutanak tutulması, her adaya sorulan soru ve verilen cevabın kaydedilmesi vb.) nelerdir? Bu kriterlere uyulmadan yapılan bir sözlü sınavın hukuki akıbeti ne olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #199112

Sözlü sınavlar, idarenin takdir yetkisinin en geniş olduğu alanlardan biridir. Ancak bu takdir yetkisi, sınırsız ve denetimsiz değildir. İptal davasında mahkeme, sınavda sorulan soruların bilimsel içeriğini veya verilen cevapların doğruluğunu esastan denetleyemez. Ancak, sınavın 'usulüne uygun, objektif ve nesnel kriterlere göre yapılıp yapılmadığını' denetler. Danıştay'ın yerleşik içtihatlarına göre, bir sözlü sınavın hukuka uygun sayılabilmesi için şu asgari kriterlere uyulması gerekir: 1) Sınav komisyonu tarafından, sınav öncesinde her aday için ayrı ayrı veya ortak bir soru havuzu oluşturularak sorular hazırlanmalıdır. 2) Her adaya hangi soruların sorulduğu ve adayın bu sorulara verdiği cevapların ne olduğu ayrıntılı bir şekilde tutanağa geçirilmelidir. 3) Komisyon üyelerinin her bir adaya, hangi kritere göre (bilgi, kavrama, ifade yeteneği vb.) ve hangi notu takdir ettiği, gerekçeleriyle birlikte ayrı ayrı tutanakta belirtilmelidir. Bu objektiflik kriterlerine uyulmadan, sadece 'başarılı/başarısız' veya soyut bir not verilerek yapılan bir sözlü sınav, idarenin takdir yetkisini keyfi kullandığı anlamına gelir. Bu usullere uyulmadan yapılan bir sözlü sınav ve buna dayalı eleme işlemi, idare mahkemesi tarafından 'şekil' ve 'sebep' unsurları yönünden hukuka aykırı bulunarak iptal edilir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/arastirma-gorevlisi-bilim-sinavina-itiraz/)