Bir apartman yöneticisinin, apartman karar defterlerini ve mali belgeleri yeni yönetime teslim etmeyerek gizlemesi eylemi, TCK m. 208'de düzenlenen 'Özel Belgeyi Gizleme' suçunu oluşturur. Bu eylemin, aynı zamanda TCK m. 155/2'deki 'Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma' suçunun bir unsuru olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğini, Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2016/7370 sayılı kararı ışığında 'bileşik suç' veya 'tüketen-tükenen norm' ilişkisi açısından tartışınız. Mahkeme bu durumda her iki suçtan ayrı ayrı mı ceza vermelidir?
Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2016/7370 sayılı kararında, yöneticinin apartman parasını uhdesinde tutması ile bu usulsüzlüğü gizlemek amacıyla karar defteri ve belgeleri teslim etmemesi eylemleri arasında sıkı bir bağlantı kurulmuştur. Kararda, bu eylemlerin 'bir bütün halinde' TCK m. 155/2'de düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu, belgeleri teslim etmemenin, asıl suç olan zimmete para geçirme fiilinin bir parçası ve devamı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. Bu yorum, bir nevi 'bileşik suç' veya 'tüketen-tükenen norm' ilişkisine dayanmaktadır. Güveni kötüye kullanma suçu (tüketen norm), bu suçun işlenmesi sırasında gerçekleştirilen daha az cezayı gerektiren özel belgeyi gizleme suçunu (tükenen norm) kendi içinde barındırmaktadır. Bu nedenle, failin sadece daha ağır olan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan cezalandırılması, ayrıca özel belgeyi gizleme suçundan hüküm kurulmaması gerektiği belirtilmiştir. Dolayısıyla, mahkeme her iki suçtan ayrı ayrı ceza vermemeli, sadece TCK m. 155/2'yi uygulamalıdır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-208-ozel-belgeyi-bozmak-yok-etmek-veya-gizlemek-sucu.html)