İhtiyati haciz talebinde bulunan alacaklının, mahkemeye bir 'teminat' yatırmasının hukuki amacı nedir? Bu teminatın miktarı nasıl belirlenir ve nereye yatırılır? Alacaklının haksız bir ihtiyati haciz kararı aldırarak borçluya zarar vermesi durumunda, borçlunun bu teminattan zararını karşılama hakkı var mıdır? Bu süreci, İİK ve HMK'daki 'haksız ihtiyati tedbirden/hacizden doğan tazminat' hükümleri çerçevesinde açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #199096

İhtiyati haciz talebinde alacaklının teminat yatırmasının (İİK m. 259) hukuki amacı, ileride haksız olduğu anlaşılabilecek bir ihtiyati haciz nedeniyle borçlunun veya üçüncü kişilerin uğrayabileceği potansiyel zararları güvence altına almaktır. Bu, borçluyu koruyan bir mekanizmadır. Teminatın miktarı, kural olarak alacaklının talebine ve mahkemenin takdirine bağlıdır, ancak Yargıtay içtihatları ve uygulama, genellikle asıl alacağın %10 ila %30'u arasında bir oranın makul olduğunu kabul etmektedir. Bu teminat, mahkeme veznesine nakit olarak veya banka teminat mektubu gibi kabul edilebilir diğer değerlerle yatırılır. Eğer alacaklının aldığı ihtiyati haciz kararının haksız olduğu daha sonra kesin bir mahkeme kararıyla anlaşılırsa, bu haksız haciz nedeniyle zarara uğrayan borçlu veya üçüncü kişi, alacaklıya karşı bir tazminat davası açabilir. Bu davada hükmedilecek tazminat, öncelikli olarak alacaklının yatırdığı bu teminattan karşılanır. Bu, borçlunun alacağını tahsil etmesini kolaylaştıran önemli bir güvencedir ve hem İİK'da hem de HMK'da (m. 399) haksız ihtiyati tedbir/hacizden doğan tazminat sorumluluğu paralel şekilde düzenlenmiştir. (Kaynak: ayboga.av.tr/ihtiyati-haciz/)