Bir kişinin, boşanma sürecinde olduğu eşinin sosyal medya hesabına gizlice girerek, onun üçüncü bir kişiyle olan özel yazışmalarının ekran görüntüsünü alması ve bu görüntüleri boşanma davasında delil olarak mahkemeye sunması eylemi, TCK'da hangi suçları oluşturabilir? Bu durumda, 'delil elde etme amacı'nın, eylemin hukuka aykırılığını ortadan kaldıran bir neden olarak kabul edilip edilemeyeceğini, Yargıtay'ın 'hukuka aykırı surette elde edilen delillerin' yargılamada kullanılamayacağı (CMK m. 217) ilkesi çerçevesinde tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #199085

Bu eylem, birden fazla suçun oluşumuna neden olur: 1) TCK m. 243 (Bilişim Sistemine Girme): Başkasının sosyal medya hesabına izinsiz girmek, bu suçu oluşturur. 2) TCK m. 132 (Haberleşmenin Gizliliğini İhlal): Özel yazışmaları okumak ve ekran görüntüsü alarak kaydetmek, bu suçu oluşturur. 3) TCK m. 134 (Özel Hayatın Gizliliğini İhlal): Elde edilen bu özel içerikleri (yazışmaları) mahkemeye sunmak, ifşa niteliği taşıyabileceğinden bu suçu oluşturabilir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, 'delil elde etme amacı' tek başına bir hukuka uygunluk nedeni değildir. CMK m. 217/2'ye göre 'yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir'. Dolayısıyla, suç işleyerek (hukuka aykırı olarak) elde edilen bir delil, ceza yargılamasında olduğu gibi hukuk yargılamasında da (boşanma davası) kural olarak kullanılamaz ve hükme esas alınamaz. Failin amacı delil elde etmek olsa dahi, bu durum işlediği suçların (bilişim sistemine girme, haberleşmenin gizliliğini ihlal) hukuka aykırılığını ortadan kaldırmaz. Kişi, hem bu suçlardan dolayı cezai sorumlulukla karşı karşıya kalır, hem de elde ettiği delil mahkeme tarafından geçersiz sayılır. İstisnası, ani gelişen ve başka türlü ispat imkanı olmayan bir suçu (tehdit, hakaret vb.) kaydetmektir ki, bu durum somut olayda mevcut değildir. (Kaynak: ayboga.av.tr/izinsiz-ses-kaydi-almak-suc-mudur/)