Taksirle öldürme suçunda (TCK m. 85), failin kusur oranının belirlenmesinde mahkemenin dikkate alması gereken temel kriterler nelerdir? TCK m. 22/4 ve m. 61/1 hükümleri, temel cezanın belirlenmesinde (alt sınırdan uzaklaşmada) nasıl bir yol gösterir? Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2017/3587 sayılı kararında, sanığın 'tam kusurlu' olması ve 'meydana gelen zararın ağırlığı'nın, temel cezanın alt sınırdan daha fazla uzaklaşılmasını gerektirdiği yönündeki tespiti, cezanın bireyselleştirilmesi ilkesi açısından ne anlama gelmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #199080

Taksirle öldürme suçunda failin kusur oranının ve temel cezanın belirlenmesinde mahkeme, TCK m. 61/1'deki genel kriterlerin yanı sıra, TCK m. 22/4'teki özel kriteri de dikkate almalıdır. Bu kriterler; failin kusurunun derecesi (asli kusurlu, tali kusurlu, tam kusurlu olup olmadığı), meydana gelen zararın ağırlığı (bir kişinin ölmesi, birden fazla kişinin ölmesi, yaralıların olması), suçun işleniş biçimi ve diğer özelliklerdir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2017/3587 sayılı kararında, sanığın kazada 'tam kusurlu' olması, bir kişinin ölümüne ve bir kişinin de ağır yaralanmasına neden olması ('meydana gelen zararın ağırlığı'), temel ceza belirlenirken alt sınırdan (2 yıl) önemli ölçüde uzaklaşılmasını gerektiren bir durum olarak kabul edilmiştir. Mahkemenin alt sınırdan sadece bir miktar uzaklaşarak 3 yıl ceza vermesi, 'teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmesi' ve 'eksik ceza tayini' olarak görülerek bozma nedeni sayılmıştır. Bu karar, 'cezanın bireyselleştirilmesi' ilkesinin (TCK m. 3/1) bir gereğidir. Bu ilkeye göre, verilen ceza, işlenen fiilin ağırlığı ve failin kusur derecesiyle orantılı olmalıdır. Kusur ve zarar ne kadar ağırsa, temel ceza da alt sınırdan o kadar uzaklaşmalıdır. (Kaynak: avmehmetgenc.com/blog/taksirle-oldurme-sucu-ve-cezasi/169)