Bir kişinin, diğerinin rızası olmaksızın telefonunu hoparlöre alarak üçüncü bir şahsın görüşmeyi dinlemesine imkan tanıması, hangi suçun ihlalini oluşturur? Bu eylemin TCK m. 132 (Haberleşmenin Gizliliğini İhlal) ve TCK m. 133 (Kişiler Arasındaki Konuşmaların Dinlenmesi) açısından unsurlarını ayrı ayrı değerlendiriniz. Failin, konuşmanın taraflarından biri olmasının suçun vasfını nasıl etkilediğini açıklayınız.
Telefonu hoparlöre alarak üçüncü bir kişinin görüşmeyi dinlemesini sağlamak, TCK m. 132'de düzenlenen 'Haberleşmenin Gizliliğini İhlal' suçunu oluşturur. Bu suçun faili, haberleşmenin tarafı olan kişi (hoparlöre alan) veya dinleyen üçüncü kişi olabilir. Suçun oluşması için, haberleşmenin içeriğinin, taraf olmayan bir üçüncü kişi tarafından öğrenilmesi yeterlidir. Bu eylem, TCK m. 133'teki 'Kişiler Arasındaki Konuşmaların Dinlenmesi' suçunu oluşturmaz. Çünkü TCK m. 133'ün faili, konuşmaya hiçbir şekilde taraf olmayan bir üçüncü kişi olmalıdır. Oysa bu olayda, üçüncü kişinin dinlemesi, konuşmanın taraflarından birinin (failin) fiiliyle mümkün olmaktadır. Yani fail, konuşmanın tarafıdır. Failin konuşmanın tarafı olması, eylemi TCK m. 133 kapsamından çıkarır, ancak TCK m. 132'nin kapsamına sokar. Çünkü TCK m. 132, 'kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini' korur ve bu gizliliği ihlal eden kişinin, haberleşmenin tarafı olup olmamasının bir önemi yoktur. Önemli olan, haberleşme içeriğinin, diğer tarafın rızası hilafına üçüncü bir kişiye duyurulmasıdır. (Kaynak: ayboga.av.tr/izinsiz-ses-kaydi-almak-suc-mudur/)