Kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tazminat davasında, davalı idarenin yargılama sırasında taşınmaz üzerindeki imar kısıtlılığını kaldırarak, örneğin 'semt spor alanı' olan vasfını 'günübirlik tesis alanı'na çevirmesi, davanın hukuki niteliğini nasıl etkiler? Eğer taşınmaz üzerinde idarenin yaptığı fiili bir müdahale (örneğin bir yapının taşırılması) varsa, imar planı değişikliği bu fiili müdahaleye dayalı tazminat talebini ortadan kaldırır mı? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E. 2017/18-2799 sayılı kararında bu konuda nasıl bir sonuca varılmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #199070

Kamulaştırmasız el atma, 'hukuki el atma' (imar planıyla kısıtlama) ve 'fiili el atma' (fiziksel müdahale) olarak ikiye ayrılır. Eğer dava sadece hukuki el atmaya dayanıyorsa, davalı idarenin yargılama sırasında imar planını değiştirerek kısıtlılığı kaldırması, mülkiyet hakkı üzerindeki kısıtlamayı sona erdirdiği için davanın konusuz kalmasına yol açabilir. Ancak, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E. 2017/18-2799 sayılı kararında da vurgulandığı gibi, eğer taşınmaz üzerinde idare tarafından yapılmış 'fiili bir el atma' varsa, durum tamamen değişir. Fiili el atma, mülkiyet hakkına doğrudan ve fiziki bir tecavüzdür. İmar planında yapılan bir değişiklik, bu fiziki tecavüzü ve onun sonuçlarını ortadan kaldırmaz. HGK, somut olayda belediyenin yaptığı basketbol sahasının bir kısmının dava konusu parsele taştığını, bunun açık bir fiili el atma olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle, imar planı değişikliğine rağmen davanın konusuz kalmadığına, mahkemenin fiilen el atılan kısmın ve bu el atma nedeniyle kullanılamaz hale gelen kısımların bedelini tespit edip tazminata hükmetmesi gerektiğine karar vermiştir. Dolayısıyla, fiili el atmanın varlığı, hukuki el atma ortadan kalksa bile tazminat davasının esastan görülmesini gerektirir. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/kamulastirmasiz-el-koyma/)