Miras ortaklığına (terekeye) temsilci atanması davası hangi durumlarda zorunlu hale gelir ve bu davanın tüm mirasçılara teşmil edilmesi (davalı olarak gösterilmesi) neden bir usul gerekliliğidir? Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin K.2014/7742 sayılı kararında, davanın hasımsız olarak görülmesinin neden hukuka aykırı bulunduğunu, 'hukuki dinlenilme hakkı' (HMK m. 27) çerçevesinde açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #199058

Terekeye temsilci atanması, TMK m. 640/3 uyarınca, mirasçılar arasında terekenin yönetimi konusunda bir anlaşmazlık çıktığında veya mirasçıların elbirliğiyle hareket edememesi nedeniyle terekenin idaresi işlemez duruma geldiğinde zorunlu hale gelir. Bu dava, mirasçıların tamamını ilgilendiren, bölünemez bir nitelik taşıdığından, davacı dışındaki tüm mirasçıların davada davalı olarak yer alması zorunludur. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin K.2014/7742 sayılı kararında, davanın hasımsız olarak (davalı gösterilmeden) görülmesi, 'hukuki dinlenilme hakkı'nın (HMK m. 27) ihlali olarak görülmüştür. Çünkü terekeye bir temsilci atanması, tüm mirasçıların tereke üzerindeki bireysel temsil ve yönetim yetkilerini ortadan kaldıracak ve bu yetkileri temsilciye devredecektir. Bu denli önemli bir hukuki sonuç doğuracak olan davada, diğer mirasçıların taraf olarak gösterilmemesi, onların davadan haberdar olmalarını, iddia ve savunmalarını ileri sürmelerini, delil sunmalarını ve atanacak temsilcinin şahsına itiraz etmelerini engeller. Bu durum, adil yargılanma hakkının temel bir unsuru olan hukuki dinlenilme hakkının açık bir ihlalidir ve bu nedenle karar bozulmuştur. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/medeni-hukuk/terekeye-temsilci-atanmasi-davasi.html)