Anayasa Mahkemesi'nin Ömer Faruk Gergerlioğlu kararında, başvurucunun bir haber linkini sosyal medya hesabından paylaşması eyleminin 'terör örgütü propagandası yapma' suçu olarak nitelendirilmesi, ifade özgürlüğü (Anayasa m. 26) açısından nasıl değerlendirilmiştir? AYM'nin, bir ifadenin 'şiddete teşvik' edip etmediği, 'haber verme hakkı' sınırları içinde kalıp kalmadığı ve ifadenin 'bağlamı' gibi kriterleri nasıl uyguladığını bu karar özelinde analiz ediniz.
AYM, Gergerlioğlu kararında, bir haber linkinin paylaşılmasının 'terör örgütü propagandası' olarak nitelendirilmesini ifade özgürlüğünün (Anayasa m. 26) ihlali olarak değerlendirmiştir. AYM, bu değerlendirmeyi yaparken şu kriterleri uygulamıştır: 1) Şiddete Teşvik ve Tehlike: AYM, paylaşılan haberin içeriğinde veya başvurucunun paylaşım şekli ve kullandığı ifadelerde, doğrudan veya dolaylı olarak şiddete teşvik eden, terör suçunun işlenmesi tehlikesine yol açabilecek bir unsur bulunup bulunmadığını incelemiştir. Kararda, haberde veya paylaşımda böyle bir unsurun olmadığı tespit edilmiştir. 2) Haber Verme Hakkı ve Bağlam: Paylaşılan içeriğin, ulusal bir haber sitesinde yayınlanmış, erişime açık ve karşıt görüşlere de yer veren bir 'haber' olduğu vurgulanmıştır. AYM, haberin kendisinin ve paylaşımın yapıldığı bağlamın, propaganda amacı taşımaktan ziyade, kamusal bir tartışmaya (çözüm süreci) katkı sunma ve haber verme amacı taşıdığını belirtmiştir. Fotoğrafın kullanımı dahi, haberin bağlamından koparılarak tek başına değerlendirilemeyeceği, habere dikkat çekme tekniği olduğu ifade edilmiştir. 3) Zorunlu Toplumsal İhtiyaç: AYM, halihazırda kamunun bilgisine sunulmuş ve hakkında herhangi bir yasal tedbir alınmamış bir haberin paylaşılması nedeniyle kişiyi cezalandırmanın, demokratik bir toplumda 'zorunlu bir toplumsal ihtiyaca' karşılık gelmediği ve 'orantılı' olmadığı sonucuna varmıştır. Bu gerekçelerle, müdahalenin ifade özgürlüğünü ihlal ettiğine karar verilmiştir. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/aym-gergerlioglu-karari/)