Bir devlet memurunun, başka bir kuruma naklen geçiş talebine, çalıştığı kurum tarafından muvafakat verilmemesi halinde, memurun açacağı iptal davasında 'yürütmenin durdurulması' kararı talep etmesinin hukuki önemi nedir? Yürütmenin durdurulması kararının verilebilmesi için İYUK m. 27'de aranan 'idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması' ve 'uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması' şartlarının, bu tür bir uyuşmazlıkta nasıl somutlaşabileceğini açıklayınız.
Muvafakat verilmemesi işlemine karşı açılan iptal davasında yürütmenin durdurulması (YD) talep etmek hayati önem taşır. Çünkü dava süreci uzun sürebilir ve bu sırada memur hem gitmek istediği kurumdaki kadroyu kaçırabilir hem de mevcut kurumunda isteği dışında çalışmaya devam etmek zorunda kalır. İYUK m. 27'de aranan şartlar bu uyuşmazlıkta şöyle somutlaşır: 1) Açıkça Hukuka Aykırılık: Eğer idarenin ret gerekçesi (örneğin 'personel ihtiyacı') soyut, dayanaksız ise veya memurun eş durumu, sağlık mazereti, kariyerine uygun bir kadroya atanma gibi üstün bir hukuki menfaati varsa, işlemin açıkça hukuka aykırı olduğu savunulabilir. Danıştay'ın bu yöndeki yerleşik içtihatları, hukuka aykırılığın açık olduğunun bir göstergesi olarak sunulabilir. 2) Telafisi Güç veya İmkansız Zarar: YD kararı verilmezse, memur atanmak istediği kurumdaki kariyer fırsatını kalıcı olarak kaybedebilir. Aile birliği sağlanamayabilir, bu da Anayasal bir hakkın ihlali olup manevi olarak telafisi güç bir zarardır. Ayrıca, memurun mesleki ve kişisel gelişimi engellenebilir. Mahkeme, bu iki şartın birlikte gerçekleştiği kanısına varırsa, dava sonuna kadar idari işlemin yürütmesini durdurabilir. Bu karar, idareyi geçici olarak muvafakat vermeye zorlayarak memurun nakil işlemlerinin yapılmasını sağlar. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/kurumlar-arasi-gecise-muvafakat-verilmemesi-iptali-davasi/)