CMK m. 133 kapsamında bir şirkete atanan kayyımın, TTK ve ana sözleşmeye aykırı olarak şirketi zarara uğratan işlemler yaptığı iddiasıyla, bir şirket ortağı tarafından Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava açılmıştır. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin E:2012/2029 sayılı kararında, bu tür bir davanın Ticaret Mahkemesi'nde görülmesinin mümkün olup olmadığı nasıl değerlendirilmiştir? Kararda, CMK uyarınca atanan kayyımın işlemlerinin denetim merciinin neresi olduğu belirtilmiştir?
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin E:2012/2029 sayılı kararında, CMK m. 133 uyarınca, bir ceza soruşturması kapsamında atanan kayyımın işlemlerinin denetiminin yine ceza yargılaması kurallarına tabi olduğu belirtilmiştir. Kararda, Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevinin, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu gibi özel hukuk hükümlerine göre atanan kayyımların işlemlerine yönelik itirazları incelemek olduğu, ancak ceza soruşturması kapsamında atanan bir kayyımın görev süresinin tespiti veya işlemlerinin denetiminin Ticaret Mahkemesi'nin görev alanına girmediği vurgulanmıştır. Bu tür bir denetim ve şikayet merciinin, kayyımı atayan ceza mahkemesi (veya ilgili sulh ceza hakimliği) olduğu sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla mahkeme, CMK'ya göre atanan kayyımın işlemlerinin denetimi talebiyle açılan davayı 'görevsizlik' nedeniyle reddetmiştir. Bu karar, ceza muhakemesi tedbiri olarak atanan kayyımın denetiminin, genel hukuk mahkemelerince değil, tedbire karar veren ceza yargılaması makamlarınca yapılması gerektiğini ortaya koymaktadır. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/ceza-muhakemesi-kanunu-133-madde-cmk/)