Taksirle öldürme (TCK m. 85) suçunda 'basit taksir' ile 'bilinçli taksir' arasındaki ayrımı, failin öngörme ve isteme unsurları açısından açıklayınız. Bir trafik kazasında, aracında kış lastiği olmadan buzlu ve virajlı bir yolda seyrederken yayaya çarparak ölümüne neden olan bir sürücünün eylemi, Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin K.2021/722 sayılı kararı ışığında hangi taksir türü kapsamında değerlendirilmelidir ve bu vasıflandırmanın sanığın alacağı cezaya etkisi ne olur?
Basit taksir (TCK m. 22/2), failin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak, öngörülebilir bir neticeyi öngörmemesi durumudur. Bilinçli taksirde (TCK m. 22/3) ise fail, neticeyi öngörmesine rağmen, 'olmaz' diyerek veya şans, yetenek gibi faktörlere güvenerek hareketine devam eder ve neticenin gerçekleşmesini istemez. Aralarındaki temel fark, neticenin öngörülüp öngörülmemesidir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin K.2021/722 sayılı kararında, kış lastiği olmadan, buzlu, virajlı ve eğimli bir yolda kamyonet kullanan sanığın, bu şartlarda aracının kayarak kontrolünü kaybedebileceğini ve bir kazaya neden olabileceğini 'öngörmesi gerektiği' kabul edilmiştir. Sanığın bu neticeyi öngörmesine rağmen, 'bir şey olmaz' düşüncesiyle hareketine devam etmesi, eyleminin 'bilinçli taksir' olarak nitelendirilmesini gerektirmiştir. Bu vasıflandırma, sanığın alacağı cezayı doğrudan etkiler. Çünkü bilinçli taksir halinde, taksirli suç için belirlenen ceza üçte birden yarısına kadar artırılır (TCK m. 22/3). Dolayısıyla, mahkemenin eylemi basit taksir olarak değerlendirmesi ve bu artırımı yapmaması bozma nedeni sayılmıştır. (Kaynak: avmehmetgenc.com/blog/taksirle-oldurme-sucu-ve-cezasi/169)