CMK m. 291/1, temyiz istemi süresini 'hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta' olarak belirlemiştir (7035 ve 7499 sayılı Kanun değişiklikleri sonrası). Bir mahkemenin, gerekçeli kararında kanun yoluna başvuru süresini hatalı olarak (örneğin, eski düzenlemedeki gibi 7 gün veya farklı bir süre) göstermesi, tarafın temyiz hakkını nasıl etkiler? Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2018/2446 sayılı kararında, mahkemenin kanun yolunu ve süresini 'yanıltıcı' şekilde belirtmesi durumunda, süresinde yapılmamış gibi görünen bir temyiz başvurusunun akıbeti hakkında nasıl bir sonuca varılmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #199019

Anayasa m. 40/2 ve CMK'nın ilgili maddeleri (m. 34/2, 232/6) uyarınca, mahkeme kararlarında başvurulacak kanun yolu, mercii, süresi ve şeklinin açıkça ve doğru bir şekilde gösterilmesi zorunludur. Mahkemenin, gerekçeli kararında temyiz süresini yasada belirtilenden farklı veya yanıltıcı bir şekilde göstermesi, tarafın hak arama özgürlüğüne bir müdahale teşkil eder. Bu durumda, 'kanun yolunda yanıltma' ilkesi devreye girer. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2018/2446 sayılı kararında da benzer bir durum ele alınmış ve mahkemenin temyiz süresini 15 gün olarak hatalı belirtmesi nedeniyle, yasal süre olan 7 günü (o tarihteki düzenleme) geçirdikten sonra yapılan temyiz başvurusunun 'süresinde kabul edilmesi' gerektiğine karar verilmiştir. Çünkü mahkemenin hatalı bilgilendirmesi, tarafı yanıltmış ve hak kaybına yol açma potansiyeli taşımıştır. Bu nedenle, mahkemenin belirttiği yanıltıcı süre içinde yapılan başvuru, yasal süre geçmiş olsa dahi geçerli kabul edilir ve temyiz talebi esastan incelenir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-291-temyiz-istemi-ve-suresi.html)