657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 130. maddesi, 'Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez' hükmünü içermektedir. Bu 'savunma hakkı'nın kapsamı, soruşturma aşamasındaki 'ifade alma' işleminden ne şekilde ayrılır? Danıştay Üçüncü Dairesi'nin E:1973/272, K:1973/269 sayılı kararında, soruşturmayı yapan muhakkik veya müfettişin aldığı ifadenin neden 'savunma' olarak kabul edilemeyeceğini ve asıl savunmanın hangi makam tarafından alınması gerektiğini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #199018

657 sayılı Kanun'un 130. maddesinde güvence altına alınan savunma hakkı, memura isnat edilen fiillerin açıkça ve yazılı olarak bildirilerek, bu iddialara karşı cevaplarını ve delillerini sunması için en az 7 gün süre tanınmasını içeren temel bir güvencedir. Bu hak, disiplin cezasını vermeye yetkili amir veya disiplin kurulu tarafından, ceza verilmeden hemen önceki aşamada kullandırılır. Soruşturma aşamasında muhakkik veya müfettiş tarafından alınan 'ifade' ise, olayı aydınlatmaya yönelik bir bilgi toplama işlemidir ve hukuken 'savunma' niteliğinde değildir. Danıştay Üçüncü Dairesi'nin E:1973/272, K:1973/269 sayılı kararında bu ayrım net bir şekilde ortaya konulmuştur. Karara göre, müfettişin yaptığı işlem, soruşturmanın bir parçasıdır ve memurun olay hakkındaki bilgisini almayı amaçlar. Asıl savunma ise, soruşturma tamamlandıktan sonra, toplanan tüm delillerle birlikte memura isnat edilen suçlamanın ne olduğu açıkça belirtilerek, cezayı vermeye yetkili olan amir veya kurul tarafından alınmalıdır. Müfettişin ifade alması, bu anayasal ve yasal zorunluluğu ortadan kaldırmaz. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/devlet-memurlari-kanunu-130-madde-dmk/)