TMK m. 640 uyarınca miras ortaklığına temsilci (tereke temsilcisi) atanması davasında, mirasçılar arasında çıkar çatışması bulunması durumunda, mirasçılardan birinin temsilci olarak atanması hukuken mümkün müdür? Tereke temsilcisinin hukuki niteliğini (özel kayyım) ve görev süresinin sınırlarını Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin K.2016/2705 sayılı kararı ışığında açıklayınız. Temsilcinin ücreti ve şahsına yönelik itirazlarda görevli ve yetkili mahkeme neresidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #199010

TMK m. 640 uyarınca terekeye temsilci atanmasının amacı, mirasçıların elbirliğiyle yönetmek zorunda olduğu terekenin idaresindeki anlaşmazlıkları gidermektir. Yargıtay içtihatlarına göre, mirasçılar arasında husumet veya çıkar çatışması varsa, objektiflik ve tarafsızlık ilkesi gereği mirasçılardan birinin tereke temsilcisi olarak atanması doğru değildir; bu durumda üçüncü bir kişinin atanması gerekir. Tereke temsilcisi, hukuki niteliği itibarıyla bir 'özel kayyım'dır. Görevi, Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin K.2016/2705 sayılı kararında da belirtildiği gibi, kural olarak mirasın paylaştırılmasına kadar devam eder. Mahkemenin, temsilcinin görev süresini 'kararın kesinleşmesine kadar' gibi bir süreyle sınırlaması, kanunun amacına aykırı bulunmuş ve bozma nedeni sayılmıştır. Temsilcinin ücreti, TMK m. 592/4 uyarınca sulh hukuk mahkemesi tarafından, ancak temsilcinin talebi üzerine takdir edilir. Temsilcinin şahsına veya ücretine yönelik itirazlarda ise, TMK m. 488 uyarınca vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesinin kararına karşı, tebliğden itibaren 10 gün içinde denetim makamı olan asliye hukuk mahkemesine itiraz edilebilir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/medeni-hukuk/terekeye-temsilci-atanmasi-davasi.html)