Aracının kilometresini düşürerek satan bir galericiye karşı, alıcının başvurabileceği hukuki yollar nelerdir? Bu eylemin 'ayıplı mal' (TBK) ve 'nitelikli dolandırıcılık' (TCK m. 158) açısından hukuki sonuçlarını ayrı ayrı değerlendiriniz. Alıcının açacağı tazminat davasında görevli mahkeme (Tüketici Mahkemesi/Asliye Hukuk Mahkemesi) nasıl belirlenir ve bu belirlemede satıcının 'meslek erbabı' olup olmamasının rolü nedir? Yargıtay 13. HD 2017/2916 E. sayılı kararı bu konuda ne yönde bir içtihat oluşturmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #199007

Kilometresi düşürülmüş araç satan galericiden alan alıcının iki temel hukuki yolu vardır: 1) Hukuki Sorumluluk: Araç, objektif olarak sahip olması beklenen bir nitelikten (doğru kilometre) yoksundur ve bu durum Türk Borçlar Kanunu kapsamında 'ayıplı ifa' teşkil eder. Alıcı, sözleşmeden dönerek aracı iade edip bedelini geri alabilir, aracı alıkoyup ayıp oranında bedel indirimi isteyebilir, ücretsiz onarım talep edebilir veya (mümkünse) ayıpsız misliyle değişimini isteyebilir. 2) Cezai Sorumluluk: Aracın kilometresini düşürerek satmak, alıcıyı hileli davranışlarla aldatarak menfaat temin etme niteliği taşıdığından, TCK m. 158 kapsamında 'nitelikli dolandırıcılık' suçunu oluşturur. Alıcı, savcılığa suç duyurusunda bulunabilir. Görevli mahkemenin belirlenmesinde satıcının sıfatı önemlidir. Satıcı, araç alım satımını meslek edinen bir galerici veya bayi ise, işlem 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamındadır ve görevli mahkeme Tüketici Mahkemesi'dir. Ancak satıcı, meslek erbabı olmayan bir şahıs ise, genel hükümlere göre görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi'dir. Yargıtay 13. HD'nin 2017/2916 E. sayılı kararında da vurgulandığı gibi, satıcının araç satımını meslek edinip edinmediği, görevli mahkemenin (Tüketici/Genel Mahkeme) belirlenmesinde temel kriterdir. (Kaynak: ayboga.av.tr/kilometresi-dusurulmus-arac-davasi/)