TCK m. 142/2-e'de düzenlenen 'Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık' suçu ile TCK m. 158/1-f'de düzenlenen 'Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık' suçu arasındaki temel fark, mağdurun iradesinin rolü açısından nedir? Bir kişinin banka hesabına, internet bankacılığı şifrelerini çalarak giren ve hesaptan para transfer eden bir failin eylemi hırsızlık mıdır, dolandırıcılık mı? Açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #199005

İki suç arasındaki temel fark, mağdurun iradesinin suçun işlenişindeki rolüdür. TCK m. 158/1-f'deki nitelikli dolandırıcılık suçunda, fail bilişim sistemlerini kullanarak mağduru hileli davranışlarla aldatır ve mağdur, bu aldatma sonucu kendi iradesiyle bir tasarrufta bulunur (örneğin, para gönderir, mal teslim eder). Mağdurun iradesi sakatlanmış da olsa, bir rıza söz konusudur. TCK m. 142/2-e'deki nitelikli hırsızlık suçunda ise, fail bilişim sistemini kullanarak, mağdurun rızası ve bilgisi olmaksızın, onun zilyetliğindeki bir malı (parayı) bulunduğu yerden alır. Burada mağdurun aldatılması ve iradi bir tasarrufu yoktur. Örnekteki olayda, fail, mağdurun internet bankacılığı şifrelerini çalarak (hileyle elde etse bile) hesabına girmiş ve mağdurun iradesi dışında, onun rızası olmaksızın hesaptaki parayı transfer etmiştir. Mağdurun bir tasarrufu söz konusu olmadığından, bu eylem 'zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı (parayı) bulunduğu yerden alma' tanımına uymaktadır. Bilişim sistemi kullanılarak işlendiği için de eylem, TCK m. 142/2-e'deki nitelikli hırsızlık suçunu oluşturur. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/bilisim-sistemleri-kullanilmak-suretiyle-hirsizlik/ ve or.av.tr/nitelikli-dolandiricilik-sucu-sartlari-ve-cezasi/)