TCK m. 158/1-f'de düzenlenen 'Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık' suçu ile TCK m. 245/1'de düzenlenen 'Başkasına ait banka veya kredi kartının kötüye kullanılması' suçu arasındaki ayrımı, suçun maddi unsurları ve failin aldatma (hile) eyleminin varlığı açısından analiz ediniz. Sahte bir internet sitesi üzerinden bir kişinin kredi kartı bilgilerini ele geçirip bu bilgilerle harcama yapan bir failin eylemi, bu iki suç tipi açısından nasıl değerlendirilmelidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #199001

TCK m. 158/1-f'deki nitelikli dolandırıcılık suçunun temel unsuru 'hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlama'dır. Burada failin, mağduru aktif olarak aldatan bir eylemi (hile) söz konusudur ve mağdur bu hile sonucu bir tasarrufta bulunur. TCK m. 245/1'de ise başkasına ait bir banka veya kredi kartının, rızası olmaksızın, haksız yere kullanılarak menfaat temin edilmesi söz konusudur. Bu suçta, kart hamilinin aldatılması zorunlu bir unsur değildir; kartın çalınması, kaybedilmesi veya bilgilerinin başka yolla ele geçirilmesi yeterlidir. Sorudaki örnekte, fail sahte bir internet sitesi (phishing) oluşturarak mağduru aldatmakta ve onun kendi rızasıyla kart bilgilerini girmesini sağlamaktadır. Mağdurun iradesi hile ile sakatlanmıştır. Bu bilgilerle harcama yapıldığında, failin eylemi bilişim sistemlerini araç olarak kullanarak hileyle menfaat temin etme niteliği taşıdığı için TCK m. 158/1-f kapsamındaki nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturur. Eğer fail, kart bilgilerini hile olmaksızın, örneğin kartı çalarak veya gizlice kopyalayarak ele geçirip kullansaydı, eylem TCK m. 245/1 kapsamında değerlendirilecekti. (Kaynak: or.av.tr/nitelikli-dolandiricilik-sucu-sartlari-ve-cezasi/ ve avmehmetgenc.com/banka-veya-kredi-kartlarinin-kullanilmasi-sucu-ve-cezasi/)