Bir kişinin, boşanma davasında delil elde etmek amacıyla, haberi olmaksızın eşiyle yaptığı telefon görüşmesini kaydetmesi eylemi, TCK m. 132-134 bağlamında hangi suçları oluşturabilir? Yargıtay'ın, bu tür durumlarda 'hukuka uygunluk nedeni' olarak 'zorunluluk hali' veya 'meşru müdafaa' koşullarını hangi şartlar altında kabul ettiğini, özellikle 'başka suretle ispat imkanının bulunmaması' kriterini nasıl yorumladığını Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin E: 2019/4369 sayılı kararı ışığında tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #198998

Eşin izinsiz sesini kaydetmek, TCK m. 133 (Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması) ve TCK m. 134 (Özel hayatın gizliliğini ihlal) suçlarını oluşturabilir. Ancak Yargıtay, belirli durumlarda bu eylemi hukuka uygun kabul edebilmektedir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, kişinin kendisine veya yakınlarına karşı işlenmekte olan (örneğin hakaret, tehdit, şantaj gibi) bir suçun delillerini başka türlü ispatlama imkanı yoksa ve bu kaydı sadece yetkili makamlara sunmak amacıyla ani gelişen bir durum karşısında yapmışsa, bu eylem meşru müdafaa veya zorunluluk hali kapsamında değerlendirilerek hukuka uygun sayılabilir. 'Başka suretle ispat imkanının bulunmaması' kriteri burada kilit rol oynar. Yani, olay anında kolluk kuvvetlerine başvurma veya başka tanık bulma imkanı varken kayıt yapılması hukuka aykırı kabul edilir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin E: 2019/4369 sayılı kararında ise, sanığın çocuklarıyla görüşmesinin engellendiğine dair iddialarını ispatlama amacı taşıyan ve üçüncü kişilerle paylaşılmayan kayıtlar için 'hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle davrandığı kabul edilemeyeceğinden' beraat kararı verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu karar, özellikle boşanma sürecindeki delil elde etme amacının, suç kastını ortadan kaldırabileceğine dair önemli bir yorum içermektedir. Ancak her somut olay kendi özel koşulları içinde değerlendirilmelidir. (Kaynak: ayboga.av.tr/izinsiz-ses-kaydi-almak-suc-mudur/)