Bir kamu görevlisi adayı hakkında yapılan güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması üzerine atamasının yapılmaması işlemine karşı açılabilecek hukuki yolları, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) çerçevesinde değerlendiriniz. İşlemi tesis eden idareye itiraz etme yolunun, iptal davası açma sürecindeki rolünü ve hak düşürücü süreye etkisini açıklayınız. İdareye yapılan itirazın genellikle neden etkisiz bir yol olarak kabul edildiğini Yargıtay içtihatları ve doktrindeki görüşler ışığında tartışınız.
Güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması nedeniyle atamanın yapılmaması, bir idari işlemdir ve bu işleme karşı idari yargıda iptal davası açılabilir. Aday, işlemin kendisine tebliğinden itibaren 60 gün içinde yetkili idare mahkemesinde dava açmalıdır. İptal davası açmadan önce, işlemi tesis eden idareye itirazda bulunmak mümkündür, ancak bu zorunlu bir yol değildir. İYUK'a göre, dava açma süresi içinde idareye yapılan başvuru, kalan dava açma süresini durdurur. İdarenin 60 gün içinde cevap vermemesi veya talebi reddetmesi halinde duran süre yeniden işlemeye başlar. Ancak, uygulamada idarelerin kendi tesis ettikleri işlemleri, TC kimlik numarası yanlışlığı gibi çok bariz maddi hatalar dışında geri almadığı gözlemlenmektedir. Bu nedenle, idareye yapılan itiraz, genellikle dava açma sürecini uzatan ve olumlu sonuç alınma ihtimali düşük, etkisiz bir yol olarak kabul edilir. Kişinin, bu süreçte 60 günlük hak düşürücü süreyi kaçırmamak adına doğrudan iptal davası açması daha stratejik bir yaklaşım olacaktır. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/guvenlik-sorusturmasi-itiraz/)