CMK m. 145 uyarınca, ifadesi alınacak veya sorgusu yapılacak kişi davetiye ile çağrılır. Bu davetiyede, 'çağrılma nedeninin açıkça belirtilmesi' zorunluluğu, şüphelinin hangi temel hakkının bir güvencesidir? Bu kurala uyulmamasının hukuki sonucu ne olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #198968

Bu zorunluluk, şüphelinin veya sanığın, Anayasa'nın 36. ve AİHS'nin 6. maddelerinde güvence altına alınan 'adil yargılanma hakkı'nın bir alt unsuru olan 'hakkındaki suçlamayı öğrenme ve savunmasını hazırlama hakkı'nın bir güvencesidir. Kişinin, hangi suç isnadıyla veya hangi olayla ilgili olarak ifadeye çağrıldığını önceden bilmesi, kendisini bu suçlamaya karşı nasıl savunacağını düşünmesi, delillerini toplaması ve bir müdafiden hukuki yardım alıp almama konusunda karar vermesi için hayati öneme sahiptir. Çağrılma nedeninin belirtilmediği veya muğlak ifadelerle geçiştirildiği bir davetiye, savunma hakkını daha en başından kısıtlayan bir usuli eksikliktir. Bu kurala uyulmaması durumunda, şüpheli veya sanık, bu davetiyeye dayanarak alınan ifadenin, savunma hakkı kısıtlanarak alındığını ve bu nedenle hukuka aykırı delil (CMK m. 217/2) niteliğinde olduğunu ileri sürebilir. Mahkeme, bu ifadenin hükme esas alınmaması gerektiğine karar verebilir. Bu durum, soruşturmanın veya kovuşturmanın sağlıklı yürümesini engelleyen önemli bir usul hatasıdır. (Kaynak: cmk-madde-145-ifade-veya-sorgu-icin-cagri.html)