Bir icra takibinde, borçlunun, borcunu ödememek için malvarlığını üçüncü bir kişiye devrettiği tespit edilmiştir. Alacaklının, bu devir işlemini iptal ettirmek için açacağı 'tasarrufun iptali davası'nın (İİK m. 277 vd.) hukuki niteliği nedir? Bu dava, ayni bir hakka mı, yoksa şahsi bir hakka mı dayanır ve davanın kazanılması, mülkiyetin alacaklıya veya eski borçluya geri dönmesi sonucunu doğurur mu?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #198955

Tasarrufun iptali davası, ayni bir hakka değil, 'şahsi' bir alacak hakkına dayanan, kendine özgü bir (in personam) eda davasıdır. Bu davanın amacı, borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla yaptığı hileli (muvazaalı) veya bağışlama niteliğindeki tasarrufları, sadece 'davacı alacaklı' yönünden geçersiz kılmaktır. Davanın kazanılması, mülkiyetin alacaklıya veya eski borçluya geri dönmesi sonucunu doğurmaz. Devir işlemi, davacı alacaklı dışındaki tüm dünya için geçerliliğini korur. Mahkemenin iptal kararı, davacı alacaklıya, sanki o mal hala borçlunun malvarlığındaymış gibi, o malı haczettirip sattırma ve alacağını bu satış bedelinden tahsil etme yetkisi verir. Yani, dava, mülkiyeti geri döndürmez, sadece alacaklıya o mal üzerinde 'cebri icra yetkisi' tanır. Bu nedenle, davanın hukuki niteliği, ayni bir tescil davası değil, alacak hakkını korumaya yönelik şahsi bir iptal ve tahsil yetkisi davasıdır. (Kaynak: avukaterdemozkan.com/blog/bursa-yildirim-avukat/)