Bir boşanma davasında, kadın, evlilik birliği içinde eşinin kendisine şiddet uyguladığını iddia etmektedir. Bu iddiasını ispatlamak için, komşusunu tanık olarak göstermiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na (HMK) göre, tanığın beyanının delil değeri nedir? Hakimin, sadece tek bir tanığın beyanına dayanarak şiddet vakasının ispatlandığına karar vermesi mümkün müdür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #198917

HMK'ya göre, tanık beyanı, 'takdiri delil' niteliğindedir. Bu, hakimin tanık beyanı ile bağlı olmadığı, bu delili serbestçe değerlendirerek vicdani bir kanaate ulaşması gerektiği anlamına gelir (HMK m. 255). Tanığın beyanının delil değeri; tanığın görgüsünün doğrudan mı yoksa dolaylı mı (duyuma dayalı) olduğuna, beyanlarının tutarlılığına, olayı anlatış biçimine, tarafsızlığına ve diğer delillerle (doktor raporu, mesaj kayıtları, fotoğraflar vb.) uyumlu olup olmamasına göre değişir. Hakimin, sadece tek bir tanığın beyanına dayanarak karar vermesi teorik olarak mümkündür. Hukukumuzda 'bir tanık, tanık değildir' gibi bir kural yoktur. Eğer hakim, tanığın beyanlarını samimi, tutarlı, çelişkisiz ve inandırıcı bulursa ve dosyada bu beyanın aksini gösteren başka bir delil yoksa, sadece o tanığın beyanını esas alarak şiddet vakasının ispatlandığına karar verebilir. Ancak, uygulamada hakimler, özellikle aile hukuku gibi hassas davalarda, genellikle tek bir tanık beyanıyla yetinmez ve bu beyanı destekleyecek başka yan delillerin varlığını arama eğilimindedir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/oran-avukat-hukuk-burosu/ ve genel HMK bilgisi)