Bir avukat, vekalet ücreti alacağını tahsil etmek için müvekkili aleyhine ilamsız icra takibi başlatmıştır. Müvekkil, borca itiraz ederek takibi durdurmuştur. Avukatın, bu itirazı bertaraf etmek için başvurabileceği hukuki yollar nelerdir? İcra mahkemesinde 'itirazın kaldırılması' davası ile genel mahkemede 'itirazın iptali' davası arasındaki temel farkları bu örnek üzerinden açıklayınız.
Avukatın başvurabileceği iki temel hukuki yol vardır: 1) İtirazın Kaldırılması Davası (İcra Mahkemesi - İİK m. 68): Bu, daha hızlı ve dar kapsamlı bir yoldur. Avukat, bu davayı ancak elinde İİK m. 68'de sayılan belgelerden biri varsa açabilir. Avukatlık ücret sözleşmesi, eğer imzası müvekkil tarafından ikrar edilmiş veya noterlikçe onaylanmışsa bu belgelerden sayılır. İcra mahkemesi, sadece bu belgelere dayanarak dar bir inceleme yapar, tanık dinlemez, yemin teklif edemez. Talep kabul edilirse itiraz kaldırılır ve takip devam eder. Borçlu, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilebilir. 2) İtirazın İptali Davası (Genel Mahkeme - İİK m. 67): Bu, normal bir alacak davası niteliğindedir. Avukat, elinde m. 68'deki belgeler olmasa bile bu davayı açabilir. Genel mahkeme (görevli mahkeme Tüketici veya Asliye Hukuk Mahkemesi olabilir), her türlü delili (tanık, bilirkişi, yemin vb.) serbestçe değerlendirerek uyuşmazlığın esasını çözer. Yargılama daha uzundur. Dava kabul edilirse, itiraz iptal edilir, takip devam eder ve şartları varsa borçlu %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilir. Temel fark, itirazın kaldırılmasının belgeye dayalı ve süratli bir takip hukuku yolu, itirazın iptalinin ise her türlü delilin tartışılabildiği bir maddi hukuk (eda) davası olmasıdır. (Kaynak: avukaterdemozkan.com/blog/bursa-yildirim-avukat/)