Bir özel hukuk uyuşmazlığında, taraflardan birinin ıslah hakkını, HMK m. 177/1'e göre tahkikatın sona ermesinden sonra kullanması mümkün müdür? Yargıtay'ın 'tahkikatın sona ermesi' anını nasıl yorumladığını, özellikle sözlü yargılama aşamasına geçildikten sonra ıslah yapılıp yapılamayacağını tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #198884

Hayır, mümkün değildir. HMK m. 177/1, ıslahın 'tahkikatın sona ermesine kadar' yapılabileceğini açıkça hükme bağlamıştır. 'Tahkikatın sona ermesi' anı, mahkemenin, tarafların delillerini topladığı, tanıklarını dinlediği, bilirkişi raporlarını aldığı ve dosyayı karar verilecek olgunluğa getirdiği aşamanın sonudur. Mahkeme, tahkikatın bittiğini tutanağa geçirdikten ve HMK m. 186 uyarınca sözlü yargılama aşamasına geçilmesine karar verdikten sonra, artık ıslah yapılamaz. Yargıtay'ın yerleşik içtihatları da bu yöndedir. Sözlü yargılama aşaması, tarafların dosyadaki mevcut duruma göre son beyanlarını ve açıklamalarını yaptıkları aşamadır; bu aşamada yeni bir vakıa veya delil ileri sürülemeyeceği gibi, iddia veya savunma ıslah yoluyla da genişletilemez veya değiştirilemez. Islah, tahkikat aşamasına özgü bir usul kurumudur ve bu aşamanın tamamlanmasıyla birlikte bu hak da sona erer. (Kaynak: hmk-madde-182-kotuniyetli-islah.html)