Bir ilçe belediye başkanı, imar planına ve ruhsata aykırı olarak inşa edilen bir yapının yıkımı için yasal işlemleri başlatması gerekirken, yapı sahibinden aldığı menfaat karşılığında bu işlemi yapmaktan kaçınmıştır. Bu eylem, TCK'daki hangi suçları oluşturabilir? 'Görevi kötüye kullanma' (TCK m. 257) ve 'rüşvet' (TCK m. 252) suçları arasındaki ilişkiyi bu örnek üzerinden açıklayınız.
Bu eylem, TCK m. 252'de düzenlenen 'rüşvet' suçunu oluşturur. Görevi kötüye kullanma (TCK m. 257) ve rüşvet (TCK m. 252) suçları arasında 'özel norm-genel norm' ilişkisi vardır. Rüşvet suçu, görevi kötüye kullanma suçunun daha özel ve nitelikli bir halidir. Görevi kötüye kullanma suçunda, kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı hareket etmesi yeterliyken; rüşvet suçunda, bu aykırı hareketin, görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapmak veya yapmamak için 'hukuka aykırı bir menfaat temin etme' karşılığında gerçekleşmesi gerekir. Somut olayda, belediye başkanının yapması gereken bir işlemi (yıkım) yapmaktan kaçınması, tek başına görevi ihmal suretiyle kötüye kullanma (TCK m. 257/2) suçunu oluşturabilirdi. Ancak bu eylemi, yapı sahibinden aldığı bir 'menfaat' karşılığında yapması, fiili rüşvet suçunun kapsamına sokar. Rüşvet suçu, görevinin gereklerine aykırı davranmak için bir kamu görevlisi ile bir başka kişi arasında yapılan 'hukuka aykırı menfaat anlaşması'nı cezalandıran özel bir normdur. Eylem, rüşvet suçunun tanımına tam olarak uyduğu için, fail daha özel olan bu suçtan (TCK m. 252) cezalandırılır; ayrıca görevi kötüye kullanma suçundan ceza verilmez. (Kaynak: kisilerin-mallari-uzerinde-usulsuz-tasarruf-sucu.html metnindeki genel-tali norm mantığı ve genel TCK bilgisi)