TCK m. 158/3 fıkrası, dolandırıcılık suçunun 'üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi' halinde cezanın yarı oranında artırılacağını öngörmektedir. Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için bu kişilerin TCK m. 220 anlamında bir 'suç örgütü' kurmuş olmaları şart mıdır? 'Birlikte işleme' kavramını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #198871

Hayır, bu kişilerin TCK m. 220 anlamında bir suç örgütü kurmuş olmaları şart değildir. TCK m. 158/3, iki farklı ağırlaştırıcı nedeni bir arada düzenlemektedir. Birincisi, suçun üç veya daha fazla kişi tarafından 'birlikte işlenmesi'dir. İkincisi ise, suçun 'suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi'dir. Örgütlü işlenme durumunda ceza bir kat artırılırken, sadece birlikte işlenme durumunda yarı oranında artırılır. 'Birlikte işleme' kavramı, TCK m. 37'deki 'müşterek faillik' kurumuna atıf yapar. Bu durumun oluşması için, en az üç kişinin, suçu işleme konusunda ortak bir karar ve fiil üzerinde ortak bir hakimiyet kurarak suçu birlikte icra etmeleri yeterlidir. Aralarında TCK m. 220'deki gibi hiyerarşik, sürekli ve organize bir yapı olması gerekmez. Olay bazlı bir araya gelme ve işbirliği yeterlidir. Eğer bu kişiler arasında süreklilik arz eden hiyerarşik bir örgüt yapısı varsa, o zaman daha ağır olan 'örgüt faaliyeti' kapsamındaki artırım uygulanır. (Kaynak: oner.av.tr/nitelikli-dolandiricilik-sucu-ve-cezasi/)